"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/248 Esas, 2025/492 Kara
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/208 Esas, 2022/48 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” ibareli tanınmış markaların öncelikli hak sahibi olduğunu, “...” ibaresinin duyulması ile akıllara refleks olarak parfümeri-kolonya ürünlerinin geldiğini, müvekkili şirketin ayrıca “...” markalarının da bulunduğunu, "..." ve "..." markalarının ayrı düşünülemeyeceğini, davalının müvekkilinin markaları ile karıştırılma ihtimali oluşturacak nitelikte benzer bulunan 2019/22033 sayılı “...” ibaresinin 03.sınıfta tescili için gerçekleştirdiği başvuruya itirazlarının davalı Kurum tarafından reddedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin markalarının da benzer malları kapsadığını, “... ” ibaresinin, orijinalliği yüksek ve herkesin ilk etapta aklına gelemeyecek bir ibare olması nedeniyle davalının bu ibareye tercih etmesinin başvurunun kötüniyetle yapıldığını gösterdiğini ileri sürerek davaya konu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline ve davaya konu 2019/22033 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Şirket vekili, cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda taraf markalarını oluşturan kelimelerin görsel ve işitsel açıdan birbiri ile güçlü bir benzerlik taşıdığı, bu nedenle markaların bütünsel olarak tüketicide yarattıkları algıda birbiri ile ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin doğabileceği, işaretler arasındaki farklılıkların bu ihtimali ortadan kaldırmaya elverişli olmayabileceği, davacının işlem dosyası kapsamında “...” markalarının kullanımına dair ..., ..., ... gibi sitelerden alınma dört adet ekran görüntülerini sunduğu, bu görüntülerin markanın olağan kullanımları, marka altında satışa konu edilen ürün çeşitlerine ilişkin olduğu, başkaca herhangi bir delile yer vermediği, benzer mahiyetteki delilleri hükümsüzlük talebi açısından ileri sürdüğü, buna göre davacı markalarının tanınmış olduğu yönünde bir kanaate varılmasının mümkün olmadığı, davalının müktesep hak iddiasına dayanak markasının 22.01.2003 tarihinde tescil süreci tamamlanmış 2001/15067 sayısı ile tescilli markası olduğu, anılan markanın tescili üzerinden 5 yıldan fazla bir süre geçmiş olduğu, esas unsurunun dava konusu marka ile aynı olduğu, davalının markası altında, dava konusu markanın başvuru tarihinden daha evvel aktif markasal kullanımlarının mevcut olduğu yönünde dosya kapsamında hiçbir delilin mevcut olmadığı, anılan markanın, davalı lehine müktesep hak oluşturması için aranılan şartların somut olayda gerçekleşmemiş olması nedeniyle davalının müktesep hak karinesinden yararlanmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile YİDK'in 2020-M-3664 sayılı kararın iptaline, davalıya ait 2019/22033 kod nolu "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2019/22033 sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markalar arasında, başvuru kapsamında bulunan ve itiraza mesnet markaların kapsamında da aynı/aynı tür/benzer olarak yer alan 3. sınıf mallar yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira marka işaretleri arasında yüksek düzeyli görsel ve işitsel benzerlik olduğu gibi bütünsel olarak da başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25.02.2021 tarih, 2020/1743 E., 2021/1720 K. sayılı kararında da "..." ibareli başvuru ile "..." ibareli markaların benzer bulunduğu, öte yandan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E.-2008/10251 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için, kazanılmış hakka dayanak teşkil eden tescilli marka ile yeni markadaki ibarelerde, asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunması, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması şartlarının bir arada bulunmasının gerektiği, somut olayda dava konusu başvuru tarihinden önce müktesep hakka mesnet gösterilen markanın hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması şartının sağlanmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.