Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3228 E. 2026/151 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/223 Esas, 2025/531 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/315 E., 2021/144 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin “... OKULLARI” ibaresini 41. sınıfta tescil ettirmek için davalı Kuruma başvurduğunu, müvekkilinin bu başvuruya 2009/59920 sayılı “...+şekil” ve 2015/57186 sayılı “... OKULU” markalarına dayalı itirazının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, müvekkili üniversiteye ait olan “...” ibareli markaların tanınmış marka statüsünde olduğunu, her iki markanın da 41. sınıfı kapsadığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarıyla iltibas yaratacak düzeyde benzediğini, tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek 2017-M-6635 sayılı YİDK kararının iptaline, 2016/24676 başvuru numaralı “... OKULLARI” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı şirket vekili, tarafların ayrı şehirlerde bulunduklarını, müvekkili ile davacı markaları arasında kullanılan ayırt edici unsurun “...” sözcüğü olmadığını, ayırt edici unsurlarının “...” ve “...” sözcükleri ile diğer sözcük unsurlarından meydana geldiğini, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğin bulunmadığını, “...” kelimesinin kimsenin tekeline bırakılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin marka başvurusunun hizmet listesinin davacı markaları ile aynı/aynı tür hizmetleri içerdiği, davalının markasının "... OKULLARI", davacının markalarının ... ve ... ibaresi ile buna eklenmiş (yardımcı ya da tali unsurlar) “üniversite” ve “sosyal girişimcilik okulu” gibi kelimelerden oluştuğu, davacı markalarının ayırt edici esaslı unsuru ya da esaslı unsurun bir parçası olan ... kelimesinin davalı markasının da esaslı unsuru niteliği taşıdığı, davacının itiraza mesnet markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğu, davalı markasında “...” ibaresinin öne çıktığı, bu ibareye eklenen “...” ibaresinin markalar arasındaki ilişkilendirme ihtimalini ortadan kaldıracak düzeyde ayırt edicilik katmadığı, davalı markasının davacı markaları ile ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde karıştırılma tehlikesine yol açacak derecede benzer olduğu, ayrıca davalının aynı sektörde davacının seri marka niteliğindeki belli bir tanınmışlığa ulaşmış markasını tanımıyor olması ihtimalinin bulunmadığı, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§