"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/205 Esas, 2025/440 Karar
KARAR : Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/36 Esas, 2022/96 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından 2018/116622 başvuru numaralı "..." markasının 16., 35. ve 41, sınıflarda tescilinin talep edildiğini, müvekkilinin başvuruya yönelik itirazının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, tescili istenen "..." markasının esaslı unusurunu teşkil eden "..." ibaresinin müvekkiline ait aynı sınıfta olan, olmayan ".../..." ibaresini içeren çok sayıda markada tescilli olduğunu, anılan ibarenin müvekkiline ait bu markalar ile ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olup ortalama algılama düzeyine sahip tüketici zihninde müvekkiline ait seri markalardan biri olarak algılanacağını, markalardaki esaslı unsurun birebir aynı olması nedeniyle işitsel anlamda yoğun bir benzerlik yaratıldığını, ''..., ..., ... ve ...'' markalarının herkes tarafından bilinen marklar olup davacının bu markaların tanınmışlığından yararlanarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, markalar arasında sınıfsal benzerliğin de mevcut olduğunu, davaya konu markanın aynı zamanda müvekkiline ait ... ibareli alan adına da benzediğini, müvekkilinin yoğun kullanımı sonucu markanın tüketici nezdinde ayırt edicilik ve tanınmışlık niteliklerini kazandığını ve aynı sektörde faaliyette bulunması dolayısıyla davalının bu markayı bilmediğini ileri süremeyeceğinden kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’in 2019-M-10264 sayılı kararının iptalini ve 2018/116622 sayılı “...” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalarda ortak unsur konumundaki "..." anlamına gelen "..." ibaresinin piyasada yaygın kullanılan bir ibare olduğunu, bu ibarenin tek başına ayırt ediciliğinin zayıf olması ve markaların ihtiva ettikleri diğer unsurlarla birlikte bıraktıkları bütünsel izlenim dikkate alındığında markaların karıştırılacak ölçüde benzer olmadığını, bu nedenle söz konusu markalar arasında karıştırılma ya da ilişkilendirme ihtimalinin bulunmadığını,"..." markasının parçalara ayrılarak "..." ibaresinden hareketle benzerlik değerlendirmesinin yapılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu marka görsel, işitsel ve kavramsal olarak davacı markaları ile “.../...” kelimelerinden kaynaklı mutlak bir benzerlik taşımakta ise de, markaları oluşturan işaretlerde görsel, işitsel ve kavramsal ortaklık yaratan tek unsurun “.../...” ibaresi olup bu ibarenin ayırt edici vasfının genel anlamda görece zayıf ve aynı zamanda ticaret hayatında yaygın olarak kullanılan bir kelime olduğu, dolayısıyla bu ibareyi içerir şekilde oluşturulan işaretler açısından tüketicinin yanılgıya düşme ihtimalinin ancak sair ek unsurların hiçbir ayırt ediciliğinin bulunmaması veyahut ilgili işaretin belli bir mal ya da hizmet ile ilişkili hale gelmesi durumunda mümkün olabileceği, “...” şeklindeki bütünün yalnızca 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Basılı
yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir
makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış
mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri açısından tüketiciler nezdinde, davacı markaları ile ilişkilendirilebilir sonuçlar doğurabileceği, 35. sınıftaki ilgili hizmetlerde dava konusu marka ile karşı karşıya kalan tüketicinin, bu markayı davacının markalarının yeni bir serisi, yeni bir hizmetinin adı şeklinde algılama ihtimalinin bulunduğu, dava konusu markada yer alan “DİL” ibaresinin 41. sınıftaki “eğitim – öğretim hizmetleri” kapsamında özellikle dil eğitimi veren işletmeler açısından tanımlayıcı bir kavram olduğu, davacının 41. sınıf hizmetleri kapsayan “...” esas unsurlu “..., ..., ..., ...,” vb. şekillerde oluşturulmuş çok sayıda markanın sahibi olup dava konusu markanın, bütün olarak “...” ibaresi dışında bütüne etki eden bir ayırt edici eke sahip olmaması nedeniyle bu markalar ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek şekilde, aynı seriye ait yeni bir marka olarak algılanma ihtimalinin mevcut olduğu, 16. sınıftaki “Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler" malları açısından, ilgili malların bir türü olan “dil eğitimine yönelik kitaplar" gibi yayınlar açısından anılan ibarenin yine bütünsel ayırt ediciliğe bir katkısının bulunmayacağı, bu mallar açısından da karıştırılma ihitmalinin bulunduğu, sair mal ve hizmetler açısından, tüketicinin davacı ... dava konusu markayı, sadece “...” ibaresinden kaynaklı olarak birbiri ile ilişkilendirmesinin mümkün olmadığı, markaların bütün olarak değerlendirildiklerinde birbirlerinden asgari düzeyde uzaklaştıkları, nicelik bildiren ve farklı pek çok sektörde pek çok kişi ve kuruluş tarafından yaygın kullanımı bulunan bu ibare nedeniyle tüketicinin, davacıya ait markalara bağlı ticari-ekonomik bir ilişki kurmasının beklenemeyeceği, ilgili hizmetler açısından dava konusu markadaki kullanım şeklinin, davacının tescilli markalarından imaj transferine sebep olacak bir mahiyette olmadığı, bu itibarla ilgili mal ve hizmetler açısından karıştırılma ihtimalinin mevcut olmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK'in 2019-M-10264 sayılı kararının 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Basılı
yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir
makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış
mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)”
hizmetleri ve 41. sınıftaki “eğitim – öğretim hizmetleri”, 16. sınıftaki “Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar,
dergiler” mal ve hizmet sınıfları yönünden iptaline, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı şirket adına tescilli 2018/116622 sayılı "..." ibareli markanın tescilli olduğu, 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Basılı
yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir
makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış
mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)”
hizmetleri ve 41. sınıftaki “eğitim – öğretim hizmetleri” 16. sınıftaki “Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar,
dergiler” mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine; davacı vekilinin istinaf talebi yönünden yapılan incelemede; davaya konu markanın kapsamında bulunan 16., 35. ve 41. sınıftaki mal ve hizmetlerin tamamının, davacının itiraza mesnet markaları kapsamında bulunan sınıftaki mal ve hizmetler ile aynı, aynı tür ya da benzer olduğu, "..." markasında öne çıkan esas unsurun “...” ibaresi olduğu, markadaki diğer ibarelerin yardımcı unsur niteliğinde bulundukları, davacıya ait itiraza mesnet “...” ve “...” esas unsurlu markalar ile davalı gerçek kişiye ait "..." ibareli marka arasında esas unsurlar nazara alınarak yapılan karşılaştırmada, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, uyuşmazlık konusu olan tüm mal ve hizmetler bakımından taraf markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğu kabul edildiğinden, davacının tanınmışlık ve diğer fikri mülkiyet haklarına dair iddiaları yönünden inceleme yapılmasına gerek görülmediği gibi kötüniyet iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 28.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.