"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1538 Esas, 2025/264 Karar
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/645 E., 2021/552 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerine istinaden davalı gerçek kişinin kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kullandırılan kredilerin çekilen ihtara rağmen ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan takibe davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalı şirkete kullandırılan ve ödenmeyen kredinin fer'ileriyle birlikte tahsili için davalılar hakkında girişilen ilamsız icra takibinde davacı bankanın davalılardan ... no'lu taksitli kredi hesabı yönünden toplam 803.625,68 TL, 1410 sayılı taksitli kredi hesabı bakımından toplam 288.676,09 TL, ... no.lu taksitli kredi hesabı yönünden toplam 59.154,53 TL, 0015 sayılı ticari kredi kartı yönünden toplam 23.128,65 TL tutara ilişkin davalıların vaki itirazının haksız olduğu, bu miktarları aşan davacı isteminin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan kabul edilen nakdi alacak üzerinden davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine, reddedilen miktar yönünden alacaklının kötü niyetinin kanıtlanamamış olması nedeni ile davalı-borçlu tarafın kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 08.10.2018 tarihli kat ihtarının davalılara 11.10.2018 tarihlinde tebliğ edildiği ve verilen sürenin dolması ile temerrüdün 13.10.2018 tarihinde oluştuğu, genel kredi sözleşmesinin temerrüt faizi ve diğer mali yükümlülükler başlıklı 22. maddesinde, müşterinin, muaccel olan veya muaccel sayılan kredi borcuna uygulanacak temerrüt faizinin sözleşmede farklı bir oran belirtilmediği sürece, kredi borcunun muaccel olduğu tarihte cari olan Bankanın, TCBM'ye uygulanacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına bu oranın yüzde yüzünün ilavesiyle bulunacak oran üzerinden hesaplanacak oran olduğunun düzenlendiği, davacı tarafından temerrüt tarihindeki aynı nitelikteki kredilere uygulanan cari faiz oranına ilişkin bir delil dosyaya sunulmadığı, bu halde, ticari temerrüt faizi esas alınarak banka alacağına uygulanacak temerrüt faizinin belirlenmesi gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu ilkelere göre hesaplama yapıldığı, eldeki uyuşmazlıkta takip tarihi olan 03.09.2019 tarihi itibari ile davacının alacak miktarının belirlenmesi gerektiğinden 02.11.2020 tarihli harcamaların uyuşmazlık konusu olmadığı, bu itibarla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan ilamsız icra takibine davalıların itirazının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
13.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.