"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/146 Esas, 2025/549 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2020/226 E., 2023/174 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya sattığı malların bedelinin ödenmesi için düzenlenen e-faturalara itiraz edilmeyerek kısmi ödeme yapıldığını, çek verildiğini ve müşteri çeki ciroladığını, ancak bu çeklerin karşılıksız çıktığını, müvekkili tarafından davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2017/395 sayılı dosyasıyla 02.02.2017 tarihinde 5.989.174,29 TL borç için takip başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı ile icra takibine itiraz etmeyeceği hususunda 05.02.2017 tarihinde anlaşma imzalandığını, ... İcra Hukuk Mahkemesi'nce 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. ve 68 maddeleri kapsamında bu belgeye istinaden müvekkilinin itirazın kaldırılması talebinin kabul edildiğini, ancak borçlunun istinafı üzerine, belgenin haciz baskısı altında imzalandığı ve anlaşmanın İİK'nın 68. maddesi kapsamında kabul edilebilecek belgelerden olmadığı gerekçesi ile kararın kaldırıldığını, istinaf mahkemesi kararının temyizde onandığını, ... İcra Hukuk Mahkemesinde alınan bilirkişi raporuna göre müvekkilinin takip tutarı kadar alacaklı olduğunun tespit edildiğini, süreçte icra dosyasındaki işlemlere devam edilerek dosyaya davalı tarafından yatırılan tutarın müvekkiline ödendiğini, icra dairesinin müvekkili şirkete gönderdiği muhtıra ile 1.258.848,97 TL'nin geri ödenmesini istediğini, alacaklı olan müuvekkilinin tahsil ettiği parayı henüz borçlu olmadığını maddi anlamda ispat etmeden dosyaya ödemesi halinde müvekkil için telafisi imkansız zararlar doğacağını, bilahare açacağı alacak davasını kazandığında iflas durumunda olan borçlu şirketten bir daha bu parayı tahsil edemeyeceğini, müvekkilinin aslında alacaklı olduğu takip dosyasında borçlu konumuna düşmesinden, cebri icra tehdidi altında olmasından dolayı müvekkil şirketin davalı şirkete bir borcunun olmadığının tespiti için işbu menfi tespit davasının açıldığını ileri sürerek ... İcra Dairesinin 2017/395 sayılı dosyasında borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili aleyhine başlattığı icra dosyasında haksız yere tahsil ettiği paranın iadesine konu icra dairesi muhtırasından dolayı takip dosyasına iade edilecek para için menfi tespit talebinde bulunduğunu, ancak müvekkili tarafından açılmış bir icra dosyası bulunmadığını, menfi tespit istenen dosyada alacaklı görünenin davacı olduğunu, muhtıra gereği ödenen para iadesi halinde paranın müvekkiline değil takip dosyasına yatacağını, talebin icra dairesinden geldiğini, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, zira menfi tespite konu bir vakıa bulunmadığını, davacının başlattığı takip nedeniyle müvekkilinin borca itirazı sonrasında davacının, itirazın kaldırılması talebinin nihayetinde reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacının itirazın iptali davası açmadığını, mevcut duruma göre takip dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının kesinleştiğini, bu durumda da davacının başvuracağı bir hukuki yol kalmadığını, icra dairesi tarafından çıkartılan muhtırada usulsüzlük bulunmadığını, aksine davacı tarafın müvekkilinin borçlu olmadığının yönelik kararın kesinleştiğini bildiği halde muhtıra gereği işlem yapmayarak haksız olarak elde ettiği meblağı ödemekten kaçındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ... İcra Dairesinin 2017/395 sayılı dosyasında alacaklı olduğu ancak icra mahkemesinin şekli hükmüne dayanarak alacaklı olduğu dosyada davacı şirkete ödenen paranın İİK'nın 361. maddesine dayanılarak geri ödenmesinin istendiği ve cebri icra tehlikesi oluşturan ... İcra Dairesinin 2017/395 sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, menfi tespit davasının icra dosyasında borçlu olan kişilerce açılabileceği, ... İcra Dairesi'nin 2017/395 sayılı dosyasında alacaklı olan davacının iş bu davayı açmakta 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-(h) hükmü gereği güncel, doğrudan ve kişisel bir yararının bulunmadığı, dava şartlarının mahkemelerce re'sen dikkate alınması gerektiği, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davanın HMK'nın 114/1-(h) ve 115/2 maddeleri uyarınca reddine, davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 ve 13/1 hükümleri uyarınca maktu vekâlet ücretine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı aleyhine 5.989.174,29 TL tutarlı faturaya dayalı ... İcra Müdürlüğünün 2017/395 sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığı, takibe borçlunun itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davacının davalı ile 05.02.2017 tarihinde ödeme taahhüdünü de içeren sözleşme yaptığı, bu sözleşmeye dayanarak davacının ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/54 E. sayılı dosyasından icranın kaldırılması davası açtığı, davanın mahkemece kabul edildiği, itirazın kesin kaldırılması kararının kesinleşmesi gerekmediğinden davacının icra dosyasında haciz işlemlerine devam ettiği, ancak ... İcra Hukuk Mahkemesi kararının Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesince kaldırıldığı, bu kaldırma kararının da Yargıtay tarafından onandığı, kararın istinaf ve temyiz incelemesi süresi içinde davacının icra ve haciz işlemlerine devam ettiği, bu süreçte yapılan fazla tahsilat için ... İcra Dairesinin İİK'nın 361. maddesine göre icranın iadesi işlemlerini başlattığı, bu amaçla davacıya muhtıra göndererek fazla ödendiği tespit edilen 1.258.843,97 TL'nin faizi ile birlikte geri ödenmesinin istendiği, esasen davacı talebinin icra dairesinin İİK'nın 361. maddesine uyarınca icranın iadesi işlemine göre talep ettiği paradan dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu, İİK'nın 4. maddesine göre icra ve iflas dairelerinin işlemlerinin doğru ve kanuna uygun olup olmadığını denetleme görevinin icra mahkemelerinde olduğu, uyuşmazlık konusu icranın iadesi işleminin de takip hukukuna ilişkin olduğu, mahkemece davanın HMK'nın 114/I-(h) ve 115/II maddeleri uyarınca hukuki yarar dava şartının bulunmaması nedeniyle reddine göre 2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/II hükmü uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı aleyhine başlattığı icra takibinde davalıdan tahsil ettiği paranın bir kısmının fazla tahsil edildiği gerekçesiyle icra dairesince iadesini talep ettiği miktar kadar borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.