Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3097 E. 2026/85 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI :2022/1527 Esas, 2025/547 Karar

HÜKÜM :Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile asıl ve birleşen davalarda kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI :2020/234 E., 2022/108 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin, "...+şekil" ibareli tescilli markasını, tescilden itibaren kesintisiz ve fiili olarak uzun yıllar boyunca kullandığını, 10 yılın sonunda yenileme işleminin ihmal nedeniyle yapılamadığını, bunun üzerine davalının 2016/10051 başvuru numaralı "..." ibareli markasını kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini ileri sürerek davalıya ait anılan markanın sicilden terkini ile müvekkili firma adına tescilini, markaya tecavüzün tespitini ve önlenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, Mahkemece tazminat talepleri yönünden tefrik edilen dosyanın işbu dosya ile yeniden birleştirilmesine karar verilmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulü ile davalı adına tescilli, ... numaralı ... ibareli markanın hükümsüzlüğüne, marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat isteminin kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markanın gerçek sahibinin davacı olması nedeni ile davalı adına tescilli ... numaralı markanın tescilli olduğu 39. sınıfta yer alan "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri, araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri" bakımından hükümsüzlük kararının yerinde olduğu, tarafların aynı sektörde faaliyet göstermeleri ve davalının davacı markasından haberdar olmasına rağmen davacının ... markasını yenilememesi sebebi ile markayı kendi adına tescil ettirmesinin kötüniyet taşıdığı, bu itibarla manevi tazminat talebinin de yerinde görüldüğü, buna karşılık 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 ve 29. maddeleri gereğince marka korumasının tescil ile doğması nedeniyle tescilsiz bir işarete karşı marka hakkına tecavüzün söz konusu olmayacağı, dolayısıyla davacının marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve buna bağlı maddi tazminat isteminin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, asıl davada marka hükümsüzlüğü talebi yönünden davanın kabulü ile davalı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne, marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesi talebinin reddine, birleşen davada maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat isteminin kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Asıl ve birleşen davalar, davalıya ait ... numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 361/2 hükmü gereğince bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yoluna başvurmada hukuki yararın bulunması gerekmektedir. İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmayan veya süresini geçirdiği için istinaf yoluna başvurmamış sayılan taraf yönünden verilen karar kesinleşeceğinden, artık bu tarafın temyiz yoluna başvurabilmesi için bölge adliye mahkemesince aleyhine hukuksal bir durumun yaratılması gerekir.

Somut olayda; birleşen dava, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, davacı vekilince maddi tazminat talebinin reddine ilişkin kısım temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesine ve anılan kararın davacı vekiline usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen adı geçen tarafça istinaf yoluna başvurulmamış olup, hüküm yalnızca davalı vekilince istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince birleşen davada davacı aleyhine yeni bir hukuksal durum yaratılmadığına göre, adı geçen vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2.Davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, (1) numaralı bent gereğince, davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca, davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 13.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§