Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3063 E. 2026/366 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1580 Esas, 2025/105 Karar

HÜKÜM : Davanın kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2021/515 E., 2022/353 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; tasfiye halindeki ... Tasarruf Gayrimenkul Otomotiv Enerji Organizasyon Pazarlama Ticaret Anonim Şirketi'nin kuruluşta %15 oranında hissedarı olduğunu, daha sonra şirketin %85 oranında hisseye sahip büyük hissedarı ... 'in babası ... ve kardeşleri ... ile ... arasında 18.08.2020 tarihinde imzalanan sözleşme gereği şirketin %44 hissesinin mevcut ortaklara devri karşılığında ... A.Ş tarafından anılan kişilere toplam 12 adet sıralı senet karşılığı 6.000.000,00 TL ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu güne kadar hiçbir şekilde hisse devir işlemlerinin gerçekleştirilmediğini, sözleşmeye ve imzalanan senetlere kefil sıfatıyla imza koyduğunu, ancak ilerleyen aşamada davalı ve sözleşme gereği diğer alacaklıların hiçbir zaman sözleşme gereklerini yerine getirmeyeceğini anladığını ve sahip olduğu tüm hisseyi satarak şirketten ayrıldığını belirterek icra takibine konu edilen 30.09.20 20... .10.2020 vade tarihli 500.000'er TL tutarlı 2 adet senedin, ifa edilmeyen 18.08.2020 tarihli sözleşmenin teminatı niteliğinde olduğunu ileri sürerek senetlerden dolayı borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, mahkemenin yetkili olmadığını, davacı iddiasının soyut bir iddia olup yazılı bir delil sunulmadığını, kambiyo senetlerinin kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren sebepten mücerret senetler olduğunu, takibe konu olan kıymetli senedin hangi sebeple verildiğini gösteren ayrı bir sözleşme, bir belge veya kaydın mevcut olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya dayanak icra takip dosyasının incelenmesinde, davalı tarafından davacı ve dava dışı ... A.Ş. aleyhine 500.000'er TL bedelli 2 adet senede dayalı olarak işlemiş faizler de dahil toplam 1.110.958,00 TL'nin tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, dayanak senetlerin tanzim tarihinin 20.08.2020 vade tarihlerinin 30.09.20 20... .10.2020 olduğu, senet borçlularının ... A.Ş ve davacı ..., senet lehtarının ... olduğu, bonoların imzası inkar edilmeyen kambiyo senedi vasfında bulunduğu bu sebeple ispat yükünün senedin teminat senedi olduğunu iddia eden davacıya ait olduğu, davacının sunmuş olduğu sözleşme ve hisse devir sözleşmelerinde senetlerin teminat vasfında olduğuna dair herhangi bir ibarenin yer almadığı, senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldırıcı aynı mahiyette yazılı bir delil sunulmadığı, ayrıca ve açık bir şekilde yemin deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe dayanak senetlerin keşide tarihlerinin aynı olduğu, vadelerinin sıralı tarih içerdiği, 18.08.2020 tarihli sözleşmede sıralana senetler ile benzerlik gösterdiği ve sözleşme tarihi sonrası 20.08.2020 tarihinde keşide edildiği hususları bir bütün olarak değerlendirilmiş olup senetlerin dayanağı sözleşme de hükümsüz kaldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, takibe konu senetlerin bedelsiz kaldığı iddiasıyla borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise davacı istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisine karar vererek davayı kabul etmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinde, icra takibine konu senetlerde davacının aval veren sıfatına haiz olduğu anlaşılmakta olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 702. maddesinin ikinci fıkrası, aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir hükmüne haizdir. Mahkemece anılan Kanun maddesi gözetilmeden hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§