"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/325 Esas, 2025/336 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/297 E., 2022/289 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2019/120917 kod numaralı "... ..." ibareli markanın 35. sınıfa giren emtialarda tescili için davalı ... nezdinde başvuruda bulunduğunu, davacının bu markaya karşı “...” ibareli markalarını mesnet göstererek itiraz ettiğini, davalı ...'in 2021-M-7932 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin "..." ibareli markalarının yoğun tanıtım faaliyetleri neticesinde Türkiye’de tanınmış marka statüsünü kazandığını, davalı şirket markasının bu markalar ile seri marka algısı yarattığını ve iltibasa sebebiyet verdiğini, taraf markalarının benzerliği değerlendirmesinin markaların esas unsurları olan "..." ve "..." ibareleri üzerinden yapılması gerektiğini, zira davalının markasında geçen "..." kelimesinin “kavram, anlayış görüş” şeklindeki bilinen/yerleşik anlamları nedeniyle ayırt edici niteliği haiz olmadığını, bu ibarelerin tek harf değişikliği nedeniyle birbirlerine yakın benzerlik içerdiğini, “...” ibaresinin anlamsız ve yaratılmış bir sözcük olmasından dolayı ayırt ediciliğinin çok yüksek olduğunu, emtia ayniyeti/benzerliği şartının da gerçekleştiğini, davalının müvekkilinin tanınmış markasıyla bu derecede benzer bir markayı seçmiş olmasının kötüniyetini ve müvekkili ile haksız rekabet yapma saikini gösterdiğini ileri sürerek YİDK’in 2021-M-7932 sayılı kararının 35/01-04. sınıflardaki hizmetlerin tamamı ve 35/05. sınıf altında 20. sınıfa giren ürünlerin satışı hizmetleri bakımından kısmen iptalini ve davalı şirketin 2019/120917 sayılı markasının aynı hizmetler bakımından kısmen hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili, cevap dilekçesinde; müvekkilinin faaliyet alanının tekstil sektörü olduğunu, dava konusu edilen markasını da silikon yastıklarda kullanmayı hedeflediğini, davacının ise davasına mesnet aldığı "..." ibareli markalarını vitrifiye yapı malzemeleri, mutfak, banyo gibi ürün gruplarında kullandığını, dava konusu edilen markanın "... ..." şeklinde tamlama olarak bir bütün halinde algılandığını, yani davalının markasında davacının markalarında geçen "..." ibaresini kullanmadığını, davalının ortaklarından bir tanesinin “vitamincihane” isimli şirketinden esinlenerek davalı firmanın “...” kelimesini tanıtım vasıtası olarak kullanmaya başladığını, davalının davacının tanınmışlığından faydalanma gibi bir amacının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itiraza mesnet markaları kapsamında 20. sınıf emtiaların bulunduğu, başvuru kapsamındaki 20. sınıf malların perakendeciliği hizmetleri yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, dava konusu markanın esas unsurunun "..." sözcüğü olduğu, "..." ve "..." sözcükleri arasında ilk üç harfin ve son harfin aynılık taşıdığı, davacı markalarında ayrıca "R" harfinin bulunduğu, dava konusu markanın "..." şeklinde, davacı markalarının esas unsurunun "..." şeklinde telaffuz edildiği, her ne kadar karşılaştırılan markalar arasında müşterek harfler bulunsa da, bu durumun markaları ilgili tüketici kesimi nezdinde benzer kılmaya yetmediği, farklı hecelere bölünmesi nedeniyle işitsel olarak markaların esas unsurlarının benzer olduğunun söylenemeyeceği, davacı markalarında bulunan vurgulu "R" harfinin fonetik olarak markalar arasındaki benzerliği bertaraf ettiği, bununla birlikte özellikle dava konusu markanın esas unsurunu oluşturan "..." kelimesinin "..." sözcüğünün kısaltılmışı olduğu da nazara alındığında markaların kavramsal olarak birbirlerinden farklılaştığı, davaya konu hizmetlerin hitap ettiği ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyi ile birlikte değerlendirme yapıldığında, bu markayı davacıya ait markalardan farklı bir marka olarak algılayacağı gibi marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı da kurmayacağı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, davalının kötüniyetle hareket ettiğine ilişkin somut olgu ileri sürülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun "... ...", davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğu, "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle, görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, dava konusu başvuruda asli unsur olarak yer alan "..." ibaresi ile davacının markalarının asli unsurunun oluşturan "..." ibaresi arasında sadece tek harften kaynaklanan farklılığın ve başvuruda yer alan "..." ibaresinin taraf markalarını farklı kılmaya yetmediği, esasen davacının "..." ibareli markalarının belirli bir bilinirliğinin bulunması sebebi ile de bu iltibasın arttığı, tarafların marka kapsamlarının karşılaştırılmasına gelince, mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken, çekişme konusu mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörlerin dikkate alınacağı, buna göre davacı tarafça dava konusu edilen 35. sınıfın 01-04. alt sınıfında yer alan hizmetlerle, 05. alt sınıfındaki 20. sınıf malların perakendeciliği hizmetlerinin taraf markalarında aynen yer aldığı, emtia benzerliğinin gerçekleştiği, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 14.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.