"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/185 Esas, 2025/175 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/153 E., 2023/178 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin "... ", " ..." ibareli tescilli markaların sahibi olduğunu, bu markaların tamamının 05, 18, 25... . sınıflarda tescilli bulunduğunu, davalı şirketin ise 2015/84377 sayılı "modapark mp+şekil" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca (YİDK) nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı başvurusunun tescili halinde esas unsurları aynı olan davalı markası ile müvekkili markalarının aynı veya benzer ürünlere yönelik olarak piyasada var olacağını, tüketicilerce aynı ya da benzer mecralarda temin edileceğini, taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin doğacağını, müvekkili şirketin “...” markalı çanta imalat ve satışı konusunda ülke çapında üne sahip bulunduğunu ve sektörün önemli firmalarından biri olduğunu, müvekkiline ait "..." ibareli markalara ilişkin kesinleşen ilamlarda, müvekkiline ait "..." ibareli markaların ülke genelinde "tanınmış" marka olduğunun tespit edildiğini, davalı başvurusunda yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin olmadığını ileri sürerek YİDK'in 2017-M-5027 sayılı kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili, TÜRKPATENT nezdinde "..." ibaresini taşıyan çok sayıda tescilli markanın olduğunu, herkesçe bilinen, genel geçer bir isim ve sıfat olarak kullanılan "..." kelimesinin tek bir firmanın tekeline verilemeyeceğini, müvekkiline ait markanın davacı adına tescil edilmiş markalar ile iltibasa yol açmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya yapılan tebliğin tarihi dikkate alındığında, iki aylık hak düşürücü sürenin son günü olan 28.08.2017 tarihine kadar YİDK kararının iptali istemiyle dava açılması gerektiği, hak düşürücü sürenin dolmasını müteakip 07.09.2017 tarihinde davanın açıldığı, davalının 2015/85877 sayılı "..." ibareli markası ile ... ibareli davacı markalarının benzer olduğu, başvurunun kapsadığı 18. sınıftaki malların tamamı bakımından emtia listelerinin aynı/aynı tür bulunduğu, markalar arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8/1-b hükmü anlamında iltibas ihtimali olduğu, davacı şirketin, "..." ibaresi üzerinde tescilsiz markadan kaynaklı üstün ve öncelikli hakkı olduğu iddiasının ispatlanamadığı, davacının "... " markasının dava konusu marka başvurusunun yapıldığı tarih itibariyle “çantacılık” sektöründe tanınmış marka olduğu ve tanınmışlığın iltibas ihtimalini arttırdığı, davacı şirketin ticaret unvanının, 18. sınıftaki mallar itibariyle "..." markası yönünden 556 sayılı KHK’nin 8/5 hükmü uyarınca tescil engeli oluşturduğu, davalının markasının hükümsüzlük şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle süresinde açılmayan YİDK iptali davasının reddine, dava konusu 2015/84877 sayılı ... ibareli markanın tescilli olduğu 18. sınıf tüm alt gruplar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.