"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2327 Esas, 2024/2382 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silifke 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2019/327 E., 2021/326 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacının markası olan ...’nin iştigal alanıyla ilgili olarak tüm markaları ile Türkiye çapında ortalama tüketici tarafından bilindiğini, davacı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde kayıtlı 7 adet marka bulunduğunu, bunlardan somut olayla ilgili olarak 4 tanesinin “...” logosunu ve “... ibarelerini içerdiğini, davalının, tescilli marka ibaresinin birebir aynısını ve ayırt edilemeyecek derecede benzerini izinsiz ve hukuka aykırı bir şekilde kullandığını, bu marka adı altında müşteri topladığını, “...” markası adıyla da tantuni sattığını, kendisini davacı şirket gibi göstererek sattığı ürünler sebebiyle de müvekkilin kâr kaybına uğradığını, tazminat haklarını saklı tuttuklarını ileri sürerek marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 08.04.2019 tarihinde müvekkili ile ... İç ve Dış Tic. Gıda. San. Ltd. Şti. (... Ltd. Şti.) arasında franchising sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre ... markası ve logosunun ... Ltd. Şti.’ye ait olduğunu, ... Ltd. Şti.’nin markanın tüm kullanım haklarını aylık cironun %5’nin ... Ltd. Şti.’ye ödenmesi ve ana ürünlerin ... Ltd. Şti.’den temin edilmesi koşuluyla müvekkiline 10 yıllığına devrettiğini, “...” markasının müvekkilince hukuka aykırı olarak taklit edilmediğini, şirket olarak franchising sözleşmesine istinaden bu markayı kullanma hakkını bedelini ödemek suretiyle satın aldıklarını, franchising sözleşmesinde belirtilen sınırların dışına çıkmadıklarını, %5 oranındaki ciro gelirini ... Ltd. Şti’nin her ay talep ettiğini, davacı ...’un %100 hissesine sahip olduğu ... Turizm Lokanta Gıda İnş. İht. İhr. Ltd. Şti.’nin müvekkiline 06.09.2019 tarihinde kestiği faturanın dosyaya sunulduğunu, ...’un 22.08.2019 tarihinde “...” markasını devraldıktan hemen sonra 06.09.2019 tarihinde müvekkiline malzeme vermeye de başladığını, müvekkili ile ... Ltd. Şti. arasındaki franchising sözleşmesini ...’un franchisor sıfatıyla devraldığını, iddia edildiğinin aksine ...’un “... ” ve “... ” markalarının sahibi olmadığını, bu markalar için başvurusunun 25.10.2019 tarihinde reddedildiğini, taraflar arasında franschising sözleşmesi olması hasebiyle davacıların hukuken tercih ettikleri yol ve yöntemin hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 02.04.2021 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, davacı ile davalı arasında zımni olarak varlığını devam ettiren francihising sözleşmesinin bulunması nedeni ile davalının davacıya ait markalara tecavüzüne yönelik şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu markaların dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından 16.08.2019 tarihli marka devir sözleşmesi ile davacılara devredildiği, davalının işletmesinde “...” markasını kullandığı, 08.04.2019 tarihli franchise sözleşmesinde franchise veren olarak ... Ltd. Şti.'nin, franchise alan olarak ise ... ve ...’ın yer aldığı, davalı şirketin ... ve ... ortaklığında kurulduğu, ... Ltd. Şti. tarafından, davalı şirkete 31.07.2019, 02.08.2019, 03.08.2019, 08.08.2019, 15.08.2019, 17.08.2019, 21.08.2019, 02.09.2019, 03.09.2019 tarihlerinde faturalar kesildiği, bu faturaların bir kısmının “İsim Hakkı Bedeli” olarak gösterildiği, bu faturalara istinaden davalı tarafça “... Fatura ve Yüzde 5 Ödemesi” açıklaması altında ödemelerde bulunulduğu, dava dışı ... Ltd. Şti. ile davacılar arasındaki marka hakkının devrinden sonra davacı ...’un tek yetkilisi ve hisse sahibi olduğu dava dışı ... Tur. Lokanta Gıda. İnş. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı şirkete düzenlenen faturaların “...” marka ve logosunu içerdiği, davalı tarafından yapılan sözleşme kapsamındaki ciro ödemesinin kabul edilmek sureti ile sözleşmenin devamına zımni muvafakat edildiği, bu durumda dava dışı ... Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında franchising sözleşmesi kapsamında ticari ilişkinin bulunduğu, davacının dava dışı şirketten markaları devraldıktan sonra davalı ile franchising sözleşmesi kapsamında faaliyetlerini sürdürdüğü, davacının markanın davalı tarafından kullanılmasına zımni olarak muvafakat ettiği, davalı kullanımlarının franchising sözleşmesi kapsamında kaldığı, davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun görüldüğü gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, meni ve refi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 12.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.