Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2807 E. 2026/120 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/239 Esas, 2025/203 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2020/496 E., 2021/1437 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 816.000,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369. maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafça müvekkili aleyhine 20.12.2016 tanzim, 05.06.2017 vade tarihli ve 412.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, davacının davalı tarafa böyle bir borcu bulunmadığını, davacı ile davalı arasında bir takım ticari alışverişlerin olduğunu, senedin teminat senedi olduğunu ileri sürerek davacının borçlu olmadığının tespiti ile birlikte takibin iptaline, davalının kötü niyetli olması nedeniyle davalı aleyhine %40'dan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının fidan-tohum üretimi ve ihracatı yaptığını, müvekkilinin Azerbaycan, Türkmenistan gibi ülkelere ihracat yaparken davacının aracılık yaptığını, davacının müvekkiline olan borçlarından dolayı verdiği senet bakımından kambiyo senetlerine özgü takip yoluna gidildiğini savunarak davanın reddini istemiş, davacının kötü niyetli olmasından dolayı % 40'dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının takibe konu bono bedelini ödediğine ilişkin 15.03.2019 tarihli ibraname ibraz ettiği, davalının ibraname altındaki imzayı kabul ettiği ancak ibraname içeriğine itirazda bulunduğu, ibraname olarak düzenlenen belgenin kendisi tarafından davacı ile birlikte yürüttükleri fidan satım işi nedeniyle imzalanarak boş olarak davacıya verildiğini iddia ettiği, davalının boş olarak verdiği belgenin davacı tarafından iradesine aykırı olarak doldurulduğunu aynı kuvvetteki deliler ile ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§