Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2750 E. 2026/171 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2015/352 Esas, 2025/31 Karar

HÜKÜM : Asıl davada karar verilmesine yer olmadığı, birleşen davanın reddi

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davalı ... ... ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.01.2026 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekili Avukat ... ve asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekili Avukat ... ile asıl davada davalılar birleşen davada davacı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

1.Asıl davada davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalı ... ... arasında borç para alışverişi bulunduğunu, davaya konu alacağın eksik borç olduğunu, müvekkillerinin davalılara borcu bulunmadığını ileri sürerek bedelsiz olan 01.08.2013 vadeli 2.500,000,00 TL bedelli senetten müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, icra tehdidi altında ödemek zorunda kalınırsa ödeme tarihinden itibaren en yüksek banka faiziyle istirdadına, senedin iptaline, %20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eski eşi ... ... ile davalı ... arasında iş ortaklığı kurulduğunu, bu ortaklığa davalı ...'nun da katıldığını, daha sonra aralarındaki ortaklığı sona erdirmek için düzenledikleri iş tasfiye sözleşmesi kapsamında ... ve ... tarafından ... ...'a verilen 3 adet senedin müvekkili ile ...'ın boşanma davaları kapsamında müvekkiline ciro edilip verildiğini, söz konusu senetlerin tahsili bakımından senetlerin davalı avukat ... ve kendisini avukat olarak tanıtan ... ile görüşüp senetleri ...'a teslim ettiğini, müvekkilinin daha sonra vekillikten azlettiği ...'un, ...'la birlikte hareket ederek 01.08.2013 vadeli 2.500.000,00 TL bedelli senedin sahtesini üretmek suretiyle müvekkiline senedin aslı yerine sahtesini verdiklerini, gerçek senedin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri davalılar ... ve ...'na verilmesi neticesinde müvekkili Yüksel'in alacağına kavuşmasının engellendiğini, davalılar ... ve ...'ın ısrarla dava konusu senedi ne zaman, kime, nasıl ödedikleri konusunda beyanda bulunmadıklarını, müvekkiline bugüne kadar ödeme yapılmadığı gibi borçlu davalıların azledilmiş avukatlara ödeme yapıldığını iddia ettiklerini; ancak böyle bir ödemenin yapılmadığını, avukatların azledildiğinin davalılar ... ve ...'a 30.07.2013 tarihli ihtarla bildirildiğini, yetkisiz kişiye yapılan ödemenin de geçerli olmayacağını, dava konusu senedin sahte olarak üretilmiş olması sebebiyle davalılar aleyhine açılan ceza davasının Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/90 E. sayılı dosyasında derdest olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 06.08.2012 tarihli iş tasfiye sözleşmesi uyarınca 01.08.2013 vade tarihli senede bağlanmış olan 2.500.000,00 TL bedelli alacağın faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Asıl davada davalılar süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.

2.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu senet aslının müvekkilinde olmadığını ve senet bedelinin müvekkili tarafından tahsil edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı vekili tarafından müvekkiline gönderilen ihtarname neticesinde 3 adet senedin ödenmesinin talep edildiğini, davacı vekili ile yapılan görüşmeler neticesinde .... İcra Müdürlüğünün 2013/5198 E. sayılı dosyasına dayanak senet kapsamında borç ödeme sözleşmesi yapıldığını ve 2.500.000,00 TL'lik senedin masraf ve vekalet ücretleriyle birlikte ödendiğini, 01.05.2013 tarihli ikinci senetle ilgili dava açıldığını ve senet bedelinin teminat olarak yatırıldığını, başlatılan takibin durduğunu, işbu davanın konusunu oluşturan 01.08.2013 tarihli 2.500.000,00 TL bedelli senedin de davacı vekiline ödendiğini, davacı tarafça vekilinin azledildiğine ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

4.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemece asıl davaya ilişkin bozma ilamına uyularak asıl davada uyuşmazlığın 01.08.2013 vadeli 2.500.000,00 TL bedelli, alacaklısı davalı ... ..., borçluları davacılar ... ve ..., cirantası davalı ... olan bonodan kaynaklandığı, davacı vekilinin beyanları doğrultusunda asıl dava yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulduğu, davacı vekilinin sunduğu beyan dilekçesinde dava açıldıktan sonra ödeme yaptığını belirttiği, davanın konusuz kalması halinde yargılama giderlerinin dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre karara bağlanması gerektiği, davalıların dava açılmasında kusuru olmadığı anlaşıldığından davalı vekili lehine yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği, yargılama gideri hesaplanırken, davacının konusuz kalma beyanının ön inceleme duruşmasından önce sunulduğu hususu dikkate alınarak hesaplanan vekalet ücretinin yarısına hükmedildiği, birleşen davada, asıl davanın davacılarının, kendilerine sahte senet iade etmek suretiyle senet bedelini ödemekten kurtuldukları belirtilerek 06.08.2012 tarihli iş tasfiye sözleşmesi uyarınca 01.08.2013 vadeli senede bağlanmış olan 2.500.000,00 TL alacağın faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, bu durumda bu iddianın ispat külfetinin davacı tarafın üzerinde olduğu, davalıların, söz konusu iddiayı kabul etmediği, anılan sahtelik iddiasına ilişkin Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli ve 2014/90 E., 2022/55 K. sayılı dosyasının bekletici mesele yapıldığı, anılan yargılama sonucunda sahtecilik eyleminin gerçekleştiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, beraat kararının yargısal denetimden geçerek kesinleştiği, ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu raporunda senetteki ciro imzasının ... ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, ceza yargılamasında uyuşmazlık konusu senedin sahte olarak tedavüle sokulduğu iddiasının ispatlanamadığı yönündeki maddi vaka tespitinden ayrılmayı gerektirir mevcut uyuşmazlık dosyasında farklı bir yazılı delil bulunmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davalı ... ... ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava menfi tespit, birleşen dava alacak istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı ... ... ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. SONUÇ: Asıl davada davalı ... ... ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılar ... ... ve ...'den alınarak davacılar ... ve ...'e verilmesine,

aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgililere yükletilmesine, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§