"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1023 Esas, 2025/180 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/713 E., 2021/711 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 2011 yılında ve daha sonra 11.10.2013 tarihli protokol ve ekleri akdedilerek 11.10.2018 tarihine dek müvekkilinin davalı bayisi olarak kesintisiz faaliyet gösterdiğini, sözleşmenin 17. maddesi gereği müvekkilinin davalıya olan toplam 1.000.000,00 USD kredi borcunun vadeler halinde davalıya ödendiğini, buna tekabül eden teminat mektuplarının 16. madde gereği davalıdan teslim alındığını, ayrıca sözleşmenin 16. maddesi gereği Türkiye İş Bankası ...Şubesinin 27.12.2013 tarihli 250.000,00 USD tutarlı, 01.06.2018 tazmin tarihli teminat mektubu ile aynı bankanın 27.12.2013 tarihli, 200.000,00 USD tutarlı, 01.11.2018 tazmin tarihli olmak üzere toplam 450.000,00 USD tutarında teminat mektubunun davalıya teslim edildiğini, 01.06.2018 tazmin tarihli teminat mektubunun içerdiği borçlar ve riskler ortadan kalktığından ihtarname ile iadesinin talep edildiğini, davalının cevabi ihtarnamesinde protokolün 8. maddesi gereği müvekkilinin asgari alım taahhüdünde bulunduğu, 9. madde gereği cezai şart talep edeceklerini belirterek akaryakıt yönünden 26.647,74 USD, LPG alımı yönünden 124.761,00 USD olmak üzere 151.408,74 USD cezai şart alacakları olduğunu beyan ederek teminat mektubunu iadeden imtina ettiğini, banka tarafından 250.000,00 USD tutarlı teminat mektubu vadesinin 11.10.2018 tarihine dek uzatıldığını, müvekkili tarafından 11.10.2018 tarihinden sonra bayilik ilişkisinin sona ereceği ve müvekkili tarafından yenilenmeyeceği, ariyet malzeme ve donanımlarının 7 gün içinde teslim alınmasının ihtarname ile tebliğ edildiğini, taraflar arasındaki anlaşmalar gereği müvekkilinin tüm alım taahhütlerine aynen uyduğunu, davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin akaryakıt ihtiyacı hususunda davalının çok kez taahhütlerini geciktirdiğini, müşterilere yakıt yetiştirilemediğini, müvekkilinin LPG alımı hususunda davalıya karşı herhangi bir borç ve yükümlülüğünün doğmadığını, akaryakıt alımı hususunda da hiç bir borç ve yükümlülüğünün olmadığını, davalının 200.000,00 USD tutarlı teminat mektubunun 175.688,00 USD bölümünü tahsil ettiğini, 24.312,00 USD kısmını içeride bıraktığını, müvekkilinin davalıya LPG ve akaryakıt cezai şart borcu bulunmadığını, 12.10.2018 tarihli ihtarname ekinde haksız tazmin edilen faturaların iade edildiğini ileri sürerek tazmin edilen 175.688,00 USD tutarda müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitine ve bu bedelin teminatın paraya çevrildiği tarihten itibaren ABD dolarına uygulanacak en yüksek faizi ile istirdadına ve 24.312,00 USD borçlu bulunmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davadaki beyanlarını tekrarla davalı elinde bulunan 01.06.2018 tarihli olup bilahare 11.10.2018 tarihine kadar uzatılan TMDZ ... no.lu ve 250.000,00 USD tutarında teminat mektubu nedeniyle borçlu bulunmadıklarının ve bu bedeli içeren ilgili teminat mektubunun bedelsizliğinin tespitine, davanın devamı esnasında teminat mektubu paraya çevrildiği takdirde ABD dolarına uygulanan en yüksek faizi ile istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişkinin 11.10.2013 tarihli bayilik sözleşmesi, protokol, ariyet sözleşmesi ve diğer sözleşmelere dayandığını, davacı bayi tarafından 11.10.2013 akit tarihinden itibaren geçerli olmak ve yerine getirilmek üzere yeni taahhütler verildiğini, bayilik sözleşmesinin 10. maddesi ve protokolün teminat verme yükümlülüğü başlıklı 16. madde kapsamında ürün alımından kaynaklanan borçlarının, her türlü cezai şart borçlarının ve kurumsal kimlik ile otomasyon sistemi dahil olmak üzere tüm ariyet malzemelerinin teminatı olarak müvekkiline banka teminat mektubu verildiğini, protokolün 8. maddesinde davacı bayinin başlangıcı 11.10.2013 bitiş tarihi 11.10.2018 olan protokol süresince perakende satış yapmak üzere 11.250 m³ beyaz ürünü, 5000 ton LPG'yi, 5 ton madeni yağı satın almayı kabul ve taahhüt ettiğini, protokolün 9. maddesinde asgari alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şartın belirlendiğini, davacı bayinin eksik alımları ve bu alımlara tekabül eden cezai şart tutarlarının tablo olarak gösterildiğini, müvekkili tarafından akaryakıt istasyonunda kullanılması ve akaryakıt işletmeciliği yapılabilmesi için ariyet sözleşmesi gereğince davacıya ariyet olarak menkuller verildiğini, ariyetlerden 1 adet 362 akaryakıt pompası, 6 adet dalgıç pompa, 1 adet 7,5 hp kompresör ve 1 adet 150 bar yıkama makinesinin müvekkiline iade edilmediğini, müvekkilinin görevlendirdiği servis yetkilerinin 08.10.20 18... .10.2018 tarihlerinde davacı bayi istasyonuna gittiğini ancak davacı yetkilileri tarafından bir kısım ariyetlerin demontajına müsaade edilmediğini, sökümüne izin verilmiş olan ariyetlerin tutanak altına alındığını, sökülemeyen ariyetlerin bedeli olan 55.460,00 TL bedelli fatura ve sökülen ariyetlerin söküm bedeline ilişkin olarak 24.460,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, bayinin verdiği teminatların borcuna mahsup edildiğini, banka teminat mektuplarının kısmi tahsili sonucunda davacı bayinin borç bakiyesinin 112.858,01 TL olduğunu savunarak asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında 11.10.2013 tarihli bayilik sözleşmesi ve protokol ile aynı tarihli ariyet sözleşmesi imzalandığı, bayilik sözleşmesinin beş yıllık sürenin sonu olan 11.10.2018 tarihinde sona erdiği, sözleşmenin 10. maddesi ve protokolün teminat verme yükümlüğü başlıklı 16. maddesi kapsamında davacı bayi tarafından ürün alımından kaynaklanan borçların, her türlü cezai şart borcunun ve ariyet malzemelerinin teminatı olarak davalıya verilmiş olan 450.000,00 USD tutarındaki banka teminat mektubunun sözleşme sonuna kadar tutulacağının kararlaştırıldığı, protokolün 16. maddesi gereğince davacı bayi tarafından davalıya verilen T. İş Bankası ...Şubesine ait 24.12.2013 tarih nolu 200.000,00 USD bedelli teminat mektubunun 175.688,00 USD karşılığı 1.043.885,39 TL'nin davalı talebi ile 09.10.2018 tarihinde tazmin edildiği, T. İş Bankası ...Şubesine ait 24.12.2013 tarih nolu 250.000,00 USD bedelli teminat mektubunun ise 24.366,40 USD karşılığı 131.639,48 TL kısmının 19.03.2019 tarihinde tazmin edildiği kalan 225.633,60 USD kısmı için teminat mektubu iadesi yapılarak iptal edilmiş olduğu hususlarının banka tarafından bildirildiği, 11.10.2013 tarihli protokolün asgari ürün alım taahhüdünü düzenleyen 8. maddesinde bayinin protokol süresince 11250 m³ beyaz ürün, 5000 ton LPG ve 5 ton madeni yağ satın almayı kabul ve taahhüt ettiği, asgari ürün alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şartı düzenleyen 9. maddesinde ise sözleşmenin süresinin sonunda veya fesih tarihinde asgari mal alım taahhüdü maddesinde taahhüt edildiği halde satın alınmayan beher m³ beyaz ürün için 90,00 USD, beher ton LPG için 39,00 USD, beher ton madeni yağ için 2.000,00 USD cezai şart bedelinin ödeneceğinin taraflarca kararlaştırıldığı, yapılan bilirkişi incelemesinde davacının beş yıllık sözleşme süresi içerinde toplam 11793 m³ beyaz ürün, 1550 ton LPG aldığı, protokol kapsamında taahhüt edilen beyaz ürün miktarından 457 m³, LPG miktarından ise 3450 ton eksik alım yapıldığı, protokolün 9. maddesine göre yapılan hesaplamada beyaz ürün için beher ton 90,00 USD esas alınarak belirlenen cezai şart tutarının 41.138,10 USD, LPG için beher ton 39,00 USD esas alınarak belirlenen cezai şart tutarının ise 134.550,00 USD olmak üzere asgari ürün alımı taahhüdünü ihlalden kaynaklanan toplam cezai şart tutarının 175.688,10 USD olarak belirlendiği, bu tutarın TL karşılığının ise 1.075.984,20 TL olduğu, sözleşme süresi sonunda davalının protokolün 8 ve 9. maddelerine dayalı olarak ifaya ekli cezai şart niteliğindeki ürün alım taahhüdünden kaynaklanan 1.075.984,20 TL cezai şart alacağının gerçekleştiği, bu alacağın tahsilinin protokolün 16. maddesi, bayilik sözleşmesinin 19. maddesi kapsamında davacı tarafından verilen teminat mektubunun tazmini suretiyle tahsilinin yerinde olduğu, taraflar arasındaki imzalanan ariyet sözleşmesinin 5. maddesi gereğince davalı tarafından davacıya ariyet malzemeleri teslim tutanağı ile ariyet verilen mallardan davacı uhdesinde kalan ve iade edilmeyen 1 adet kompresör, 6 adet dalgıç pompası, 1 adet akaryakıt pompası ve 1 adet yıkama makinesi bedelinin bilirkişilerce piyasa araştırması ve kullanım süreleri dikkate alınarak rayiç bedelleri toplamının 19.635,20 TL olarak belirlendiği, ariyet sözleşmesinin 5. maddesinde ariyet söküm bedelinden davacının sorumlu olduğu kabul edilmekle bilirkişilerce ariyet söküm bedelinin 16.100,25 TL olarak belirlendiği, yine protokolün 13. maddesi kapsamında 2.601,80 TL otomasyon hizmet bedelinden davacı bayinin sorumlu olduğu, bayilik sözleşmesi ve protokol sözleşmesinin süresinin sonunda davalının davacıdan 1.075.984,20 TL ifaya ekli cezai şart alacağı, 19.635,20 TL iade edilmeyen ariyet malzemelerin bedeli, 16.100,25 TL ariyet söküm bedeli, 1.203.60 TL otomasyon hizmet bedeli olmak üzere toplam 1.112.923,25 TL alacağının bulunduğu, davalının asıl davaya konu edilen 200.000,00 USD tutarındaki teminat mektubunun 175.688,00 USD'sine karşılık gelen 1.043.885,39 TL'sini nakde çevirerek tahsil ettiği, yine birleşen davaya konu 250.000,00 USD tutarındaki teminat mektubunun 24.366,40 USD'sine karşılık 131.639,48 TL'nin tazmini ile nakde çevrilen teminat mektupları bedeli toplamı 1.175.524,87 TL'den davalının yukarıda hesaplanan toplam 1.112.923,25 TL alacağının mahsubu ve yine davalı tarafından teminat mektubundan tahsil edildiği anlaşılan ancak istenebilir olduğuna dair sözleşme hükmü veyahut taraflar arasında uygulanagelen teamül haline almış bir uygulama bulunmayan 21.290,76 TL vade farkı faturasının haksız tahsil edildiği, neticede toplam 83.892,38 TL teminat mektubu bedelinin haksız tazmin edildiği gerekçesiyle asıl davada 200.000,00 USD bedelli teminat mektubunun nakde dönüşmeyen 24.312,00 USD tutarı yönünden kanıtlanan menfi tespit talebinin kabulüne, bakiye 175.688,00 USD teminat mektubunun davalının bayilik sözleşmesi, protokol ve ariyet sözleşmesi kapsamında gerçekleşmiş olan alacağına dayalı olarak tazmin edilmesi nedeniyle asıl davada davacının istirdat talebinin reddine, birleşen davada 250.000,00 USD bedelli teminat mektubunun 83.892,38 TL'ye karşılık gelen (teminat mektubunda tazmin halinde cari döviz alış kurunun esas alınacağı belirtildiğinden 19.03.2019 tazmin tarihi itibariyle döviz kuru 5,4025) 15.528,43 USD haksız tazmin edilen teminat mektubu bedelinin istirdadına, birleşen davada tazmin edilen 8.837,97 USD teminat mektubunun davalının haklı tazmin talebi nedeniyle nakde dönüştüğü anlaşıldığından bu miktara yönelik birleşen davada istirdat talebinin reddine, 250.000,00 USD bedelli teminat mektubunun kalan 225.633,60 USD kısmı için mektup iadesi yapılarak iptal edildiği anlaşıldığından bu miktara ilişkin birleşen dava konusuz kaldığından karar verilmesi yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerinin istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava menfi tespit ve istirdat, birleşen dava menfi tespit talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 04.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.