"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/259 Esas, 2025/324 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/685 E., 2024/1445 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacılar-birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacının tabldot yemek işleri yaptığını, bu işleri ihale
usulü ile aldığını, davalı bankadan teminat karşılığı kredi kullanılırken kefil olduğunu, işlerin iyi
gitmemesi üzerine davalının icra takibi başlattığını, davalı banka
taşınmazların satışı yolu ile taşınmazlara malik olduğunu, daha sonra taşınmazların ikisi uhdesinde kalarak diğerini üçünü 3. şahıslara sattığını, söz konusu banka ile davacı arasında alacak ilişkisinin doğup
doğmadığının, bu işlemlerin tümünün yapılırken 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine uyulup uyulmadığının,
gerekli tebligatların usulüne göre yapılıp yapılmadığının, ihtarların noter aracılığı ile usulüne uygun
yapılıp yapılmadığının,
bankalar, firma ve ortakları arasında kefil olmasının, borçlarının zamanaşımına uğrayıp
uğramadığının, geçerli tebliğ işleminin yapılmaması nedeniyle icra işlemleri sonucu muaccel olmayan borçlardan sorumlu olamayacağının tespitine, satılan taşınmazların değer tespiti ile tapunun iptali ile eski hale getirilmesine, bu mümkün değil
ise güncel değerinden tespiti ve tahsiline, uzman banka bilirkişisine ve uzman gayrimenkul
değerleme uzmanına dosyanın tevdiine, davacıların tazminat haklarının saklı tutulması ve %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiş, 22.07.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 43.854.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
2.Birleşen 2022/1885 E., 2023/28 K. sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; bir kısım taşınmazların (dava dilekçesinde bilgileri belirtilmiştir) davalı banka tarafından icra yoluyla satın alındığını, el değiştirmelerden sonra en son davalı ...'ün son malik olduğunun anlaşıldığını, davalı banka ile ilgili Denizli Ticaret Mahkemesinin 2020/685 E. sayılı dava dosyası ile menfi tespit-istirdat davası açıldığını, dava dosyasına gelen bilgi ve belgelerden davalı ...'ün 11.01.2018 tarih ve 893 yevmiye no ile dava konusu ... no.lu gayrimenkülleri gerçek piyasa değerlerinin çok altında satın alarak iyi niyetli olmadığını ve gerekli özeni göstermediğini, dava konusu 5 adet gayrimenkül 28.03.2006 yılında 5380 yevmiye no ile davalı banka gayrimenkul eksperlerinin gece satılabilir şeklindeki değerleme ile tespit edilen ve ipotek değeri olarak belirlenen 1.500.000,00 TL olarak ipotek edildiğini, gayrimenkülleri gerek davalı bankanın gerek diğer davalının gerçek değerlerinin çok altında satın aldıklarını, gerekli özeni göstermeyen ve iyiniyetli olmayan davalılara tapu iptal tescil mümkün değil ise güncel değerlerinin tespiti ve birlikte müteselsilen banka en yüksek faizi ile tahsilini talep ettiklerini, davalı banka tarafından satın alınan dava konusu gayrimenkullerden 1 ve 2 no.lu gayrimenkullerin halen davalı bankanın uhdesinde olup 3-4 ve 5 no.lu gayrimenkulleri ise sattığını ve en son tapu maliki davalıya intikal etiğini ve halen uhdesinde bulunduğunu, davalı banka tarafından usulsuz satın alındığı veya diğer davalının gerekli özen yükümlülüğünü göstermediğini, satın alınan tarihte gayrimenkülün gerçek değerinden alınmadığının tespiti halinde tescilin yolsuz olacağını, tapu iptal tescil mümkün değil ise güncel değerinin ve faizi ile müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davalı bankanın cebri icra ve satış işlemlerini usul ve yasaya uygun olarak yapmadığının tespiti halinde 1-2 no.lu arsalar halen uhdesinde olan tapuların iptali ile davacı malike tescilini, mümkün değil ise güncel değerinin tespiti ve müteselsilen tahsilini, davalı ... yönünden ... no.lu tapuların maliki yönü ile davalının basiretli davranmadığı, gerekli özeni göstermediği ve gayri menkülleri satın aldığı tarih itibarı ile gerçek değerlerinin çok altında satın aldığının ve iyiniyetli olmadığının tespiti halinde tapuların iptali davacı malike tesciline, mümkün değil ise güncel değerinin tespiti ve müteselsilen tahsiline, dava konusu gayrimenkulleri satın aldıkları tarihler itibari ile güncel piyasa değerlerinin ve dava tarihi itibari ile güncel piyasa değerlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Birleşen 2023/493 E. 2023/949 K. sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/685 E. sayılı dava dosyasıyla devam eden davanın tapu iptal tescil mümkün değil ise; güncel değerlerinin tespiti ve banka en yüksek faizi ile müteselsilen tahsili talepli dava olduğunu, davada ... Tapu Müdürlüğü'nden gelen bilgi ve belgeler ile tapu maliklerinin el değiştirdiğinin görüldüğünü, mahkemesine son maliklerin davaya dahil talebinde bulunulduğunu ancak olumlu veya olumsuz karar verilmediğinden usul ekonomisi gereği birleştirme talepli eldeki davayı açma gereği doğduğunu belirterek Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/685 E. sayılı dosyası ile eldeki dava dosyasının ilişkili ve ihtiyari dava arkadaşlığı ile usul ekonomisi gereği birleştirilmesine, tapu malikleri davalıların basiretli davranmadığını, gerekli özeni göstermediğini, gayrimenkullerin satın alındığı tarih itibariyle gerçek değerlerinin çok altında satın alındığının iyiniyetli olmadıklarının ve dava dışı bankanın arz edilen ilgili yasaların emredici kurallarına aykırılığının tespiti halinde yolsuz olan tescilin ve tapuların iptali ile davacı malike tescili mümkün değil ise, güncel değerinin tespiti ve en yüksek banka faizi ile müteselsilen tahsiline, adli yardım talebinin kabulüne, talepleri doğrultusunda davanın kabulü ile yargı giderleri ve vekâlet ücretinin davalılardan birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili davaya cevap vermemiştir.
2.Birleşen 2022/1885 E., 2023/28 K. sayılı dava dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin dava konusu edilen taşınmazların gerçek bedelini ödeyerek satın aldığını, söz konusu taşınmazlar için önceki malik ...'a 120.000,00 TL'nin banka kanalı ile ödendiğini, buna ilişkin dekontun da mevcut olduğunu, müvekkili tarafından satın alındıktan sonra bu taşınmazların vergileri vb giderlerinin de bizzat müvekkili tarafından ödendiğini, bu husustaki fatura ve ödemelere ilişkin belgelerin de ilgili resmi kurumlarda mevcut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen 2022/1885 E., 2023/28 K. sayılı dava dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ...Ş. ile dava dışı kredi borçluları ...Taah. Makine Güvenlik Temizlik Hiz. ve Ürün. Gıda Mad. Tabldot Orman Tarım Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Tekstil İnş. Güvenlik ve Sosyal Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi borçlularına nakit rotatif kredi, çek taahhüt kredisi ve teminat mektubu verilmek kaydı ile teminat mektubu kredisi kullandırıldığını, dava dışı kredi borçluları, kredi sözleşmelerinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediklerinden kredi borçlularının 18.09.2007 tarihinde hesaplarının kat edilerek kredi borçlularına, kredinin müteselsil kefilleri ve kredinin teminatı olarak ipotek verene (davalı), kredi borçlarının ödenmesi için ihtarnameler gönderildiğini, ihtarnamelerin tebliğine rağmen borç ödenmediğinden davalı ve dava dışı kredi borçluları hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini, ipotek takibinin kesinleştiğini ve davalının davaya konu ettiği taşınmazlar icradan satışa çıkarıldığını ve satış sonucunda ise taşınmazlar ihale ile alacağa mahsuben satın alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
4.Birleşen 2023/493 E. 2023/949 K. sayılı dava dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tapu kayıtlarından davalı bankanın davaya konu taşınmazları cebri icra ile satın almasından sonra bütün taşınmazların 2009 yılında davalı ...'a satıldığının açıkça anlaşıldığını, müvekkilinin de davaya konu taşınmazı 2018 yılında dava dışı ...'den satın aldığını, bu nedenle de müvekkiline ait taşınmazın önceki maliki olan ...'ün davaya dahil edilmesi gerektiğini, davanın taraf sıfatı eksikliğinden reddi gerektiğini, davacının talep sonucunun açıkça anlaşılmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili yönünden husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davanın diğer taraflarıyla hiçbir şekilde bağlantısı olmayan, taşınmazları satın aldığı ... ile eski malik olması haricinde bir yakınlığı da bulunmayan, iyiniyetli 3. kişi sıfatını haiz müvekkiline işbu davanın yönetilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin gerçek bir satış yoluyla taşınmazları edindiğini, öte yandan kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte uygulamada herkesçe tapu harçlarından ve emlak vergilerinden kaçmak için tapu bedellerinin düşük gösterildiğinin bilinmekte olduğunu ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca bedelin tapuda düşük gösterilmesinin tek başına muvazaanın varlığına delil teşkil etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
5.Birleşen 2023/493 E., 2023/949 K. sayılı dava dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ortada herhangi bir ticari iş söz konusu olmadığını, davanın görev yönünden reddi gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili yönünden husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, müvekkiline ait taşınmazın önceki maliki olan ...'ün davaya dahil edilmesi gerektiğini, bu nedenle de işbu haksız davanın taraf sıfatı eksikliğinden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından ilgili taşınmazın satın alınmasının tamamıyla iyiniyet çerçevesinde tapu siciline güven ilkesi uyarınca gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
6.Birleşen 2023/493 E., 2023/949 K. sayılı dava dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle dava şartı, husumet ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, taşınmazların bedeli ödenmek suretiyle satın alındığını, taşınmazların satın alındığı tarihte tapu kayıtlarında satışa engel herhangi bir şerhin bulunmadığını, müvekkilinin kötü niyeti konusunda somut bir açıklama ve iddianın ileri sürülmediğini savunarak davanın reddini istemiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki belgeler, icra dosyası, tapu kaydı, kefalet ve ipoteğin farklı farklı hukuki kurumlar olup, geçerli olmaları için gerekli şekil şartları ve sağladıkları teminatın niteliğinin farklılık arzettiği, taraflar arasında ipotek sözleşmesi bulunduğu hususlarının sabit olduğu, tapuda resmi ipotek senedi ile kurulan ipoteğin ve ipoteğin paraya çevrilmesine dayalı icra takibi üzerine ipoteğin geçerli olduğunun anlaşıldığı, asıl borçlu olan davacı şirketler ile davacı ...'nün ihtarname ile temerrüde düşürülmesi karşısında davalı alacaklı bankanın ipoteğin paraya çevrilmesine dayalı icra takibi başlatmasında ve ipotek borcunun davacı ... tarafından ödenmesinde bir usulsüzlük olmadığının sabit olduğu, davacılar vekilinin ana dava dosyasında ve birleşen dava dosyasında ipoteğe konulan taşınmazların tapu iptali ile davacı ... adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde güncel değerinin davalılardan tahsilini talep ettiği, dava konusu olan ve ipoteğe konu olan taşınmazların taşınmazların ... . İcra Müdürlüğünün 2007/11261 E. sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip neticesinde cebri icra satışı sonucunda davalı ... Bank'a devredildiği, ... Bank tarafından da diğer davalıya satım yolu ile tapuda devredildiği ve tescil edildiği, davalı ... Bank'ın cebri icrada yapılan ihale sonucunda ipoteğe konulan taşınmazları satın aldığı, bu suretle cebri icradan satın aldığı ve cebri icradan satın almasından dolayı resmi satış yolu ile devirden kaynaklanan haklarını koruyacağı ve cebri icra ile satım yolu ile devralan kişiden taşınmazı alan diğer davalıların da tapu kaydına güven ilkesi gereğince iyiniyetlerinin korunacağı sabit olduğundan davacıların ... Köyü 59 45... parsel, ... Köyü 59 46... parsel, ... Köyü 22... parsel, ... Köyü 2 27... parsel, ... Köyü 2 27... parsel sayılı taşınmazların ana dava dosyasında ve birleşen dava dosyalarında tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verildiği, davacıların ana dava dosyasında ve birleşen dava dosyalarında tapu iptal ve tescil davası kabul edilmediği takdirde terditli olarak taşınmazların güncel değerinin tahsilini davalılardan talep ettikleri, dava konusu olan ve ipoteğe konu olan taşınmazların ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip neticesinde cebri icra satışı sonucunda davalı ... Bank'a devredildiği, söz konusu devrin ipoteğe dayandığı, ipoteğin de resmi akit tablosu olduğu, taşınmazların devrinin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip neticesinde alacağın tahsili amacıyla cebri icra neticesinde satıldığından yapılan tapu devrinin de bu suretle geçerli olduğu ve yolsuz tescil olmadığı gerekçesiyle davacıların ana dava dosyasında ve birleşen dava dosyalarında terditli talepleri olan güncel değerinin tahsiline yönelik davasının reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davacılar-birleşen davalarda davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davacılar-birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava menfi tespit, birleşen davalar tapu iptal tescil talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacılar birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 732,00 TL temyiz ilam harcı ile 3.608,50 TL temyiz başvuru harcının HMK'nın 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden asıl davada davacılar-birleşen davalarda davacıdan alınmasına, 14.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.