"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/84 Esas, 2025/334 Karar
HÜKÜM : Yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/210 E., 2024/248 K.
Taraflar arasındaki fikir ve sanat eseri sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüzün, men'i, ref'i ve maddi, manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerine konu hususlardan biri manevi tazminat yönünden hükmedilen vekâlet ücretine ilişkin olup, dava dilekçesinde 50.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibarı kesinlik sınırının 544.000,00 TL olduğu görülmekle, adı geçen taraf vekillerinin bu kaleme ilişkin temyiz dilekçelerinin miktardan reddi gerekmiştir.
Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin, maddi tazminattan dolayı hükmedilen vekâlet ücretine ilişkin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından çizilmiş ve meydana getirilmiş eserlerin davalı tarafça izinsiz kopyalanarak ticari faaliyete konu edildiğini, çizimlerin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 4/6 hükmü uyarınca güzel sanat eseri niteliğini taşıdığını, müvekkilinin, eserlerini bir dönem lisanslı ve münhasır uygulamalarda izin vermek haricinde hiçbir zaman ticari kullanıma açmadığını, ancak davalı tarafın müvekkilinin eserlerini kopyalayıp, çeşitli malzemelerle üreterek reklam ve satışa konu ettiğini, bunlar üzerinden hatırı sayılır kazançlar sağladığını ileri sürerek tecavüzün men'ine, FSEK'in 68. maddesi uyarınca üç katı olacak şekilde şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 17.6.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile her bir eser için 1.000,00 TL'den olmak üzere 294 adet eser için üç katı olacak şekilde 882.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımların örtülü rıza kapsamında kaldığını, davacının eserlerinde ... karakterlerinin, yani alenileşen eserlerin kullanıldığını, müvekkilinin de amatör grafik sanatçısı olarak alenileşmiş eserleri amatörce yorumladığını, kendisini geliştirmek amacıyla davacının ortaya koyduğu eserler üzerinde çalışma yaparak deneme yoluyla tasarımlar yaptığını, halka mal olmuş Yeşilçam film sahnelerinin tasarım şeklinde özgün olarak yorumlanmasının davacıya herhangi bir zarar vermediğini, herhangi bir ticari amaç gözetilmediğini, müvekkilinin amatör çizimlerinin davacının eserlerine tecavüz teşkil etmediğini, davacı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin olmadığını, halka mal olmuş karakterlerin kullanıldığını, ''...'' instagram hesabının tıpkı davacı gibi tasarımların paylaşıldığı ticari gaye gütmeyen bir hesap olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... . Noterliği'nin 05.01.2017 tarihli beyannamesi ile tasdik ettirilen illüstrasyon çizimlerinin bir başkasına ait olduğu yönünde davalı tarafça delil sunulmadığı, davaya konu eserlerin sahibinin FSEK'in 11. maddesi çerçevesinde davacı olduğu, eserlerin ... ve ... isimli süreli yayınlarda yayınlandığı, çizgi dizilerindeki çizimlerinden 50 adet görselin PSD tasarım programı yardımıyla kopyalanarak "..." kataloğunda kullanıldığının bilirkişi raporları ile sübuta erdiği, keza davacıya ait yayınlanmış çizgi dizilerden 294 adet görselin değiştirilmeden orijinali gibi kopyalanarak "..." kataloğunda kullanıldığı, "..." kataloğunda davacıya ait toplam 294 adet özgün eserin davacıdan izin alınmadan umuma iletildiği, bu şekilde davacının eseri ile ilgili olarak FSEK'in 22. maddesi kapsamında çoğaltma ve 23. maddesi kapsamında yayma hakkının ihlal edildiği, rayiç bedelin tespitine ilişkin taraflar arasında daha önceden yapılmış bir sözleşme, teklif bulunmadığı, "..." kataloğunda yayınlanan tasarımların ticari amaçlı olmakla birebir kullanımı, eserin niteliği, ihlalin meydana geldiği mecra yönüyle geniş kitlelere ulaştığı da dikkate alındığında her bir eser için talep edilebilecek telif bedeli 1.000,00 TL'den olmak üzere 294 adetten dolayı toplamda 294.000,00 TL tazminat hakkının olduğu, kullanımlarda, davacının eser sahibi olarak adını belirtmeyen davalı ...'ın davacının FSEK'in 15. maddesinde belirtilen haklarını da ihlal ettiği, bu nedenle manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, her ne kadar davalı ... hakkında da maddi ve manevi tazminat talep edilmiş ise de, davacı tarafça bu davalının da ihlali gerçekleştiren olarak sorumlu olduğu yönünde delil sunulmadığı, ceza yargılamasında da davalı ... hakkında yargılama yapılarak ceza verildiği, davalı ... hakkında açılan davanın davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... yönünden davanın reddine karar verilerek, davacının tecavüzün tespiti talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL, manevi tazminat talebi yönünden 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, davacı tarafça 50.000,00 TL manevi tazminatın her iki davalıdan talep edildiği ve dava dilekçesinde müteselsilen tahsile ilişkin açıklama bulunmadığından, talebin her iki davalıdan müştereken tahsili şeklinde kabul edilerek, davalı ...'tan talep edilen miktarın 25.000,00 TL olduğunun kabulü ile davalı lehine 25.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi, maddi tazminat yönünden ise bu davalı yönünden talep edilen tazminat tümüyle reddedildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/4 hükmü uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar saklı tutularak yeniden hüküm kurulmasına, buna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, FSEK kapsamında, esere tecavüz iddiasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin manevi tazminata ilişkin vekâlet ücreti ile ilgili temyiz dilekçelerinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin manevi tazminat yönünden hükmedilen vekâlet ücretine ilişkin temyiz dilekçelerinin MİKTARDAN REDDİNE, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ile davalı ...'a ayrı ayrı yükletilmesine, 12.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.