"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/867 Esas, 2025/164 Karar
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/463 E., 2022/106 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketlerden ... Motorları San. ve Tic. A.Ş'nin (... A.Ş.) savunma sanayiye motor ihtiyacını yerli kaynaklardan karşılayan 30 yıllık tecrübeli bir kuruluş olduğunu, diğer müvekkili ... Motor Teknolojileri San. ve Tic. A.Ş.'nin (... A.Ş.) münhasıran ... A.Ş.'nin araştırma, geliştirme işlerini ve projelerini gerçekleştirmek üzere kurulduğunu, ... A.Ş.'nin 2014 yılında ... ve ... ile iki önemli sözleme imzalamasını müteakip artan iş yükü sebebi ile davalılardan, meslekten aslen asker olan ...'in ... A.Ş.'de genel müdür olarak işe alındığını, adı geçenin aynı zamanda ... A.Ş.'de genel müdürlük görevini üstlendiğini, müvekkili şirkette işe başlayıncaya kadarki görevlerinin daha ziyade idari görevler olduğunu, elektirk motorları ile ilgili bilgi ve deneyimini müvekkili şirketlerde yürütttüğü görevler vesilesiyle kazandığını, bu süreçte hammadde ve üretim makineleri tedarikçileri bilgilerine vakıf olduğunu, müvekkili şirketin birlikte çalıştığı müşterilerinin projelerine erişim yetksine sahip olduğunu, müvekkili şirkette işe başladıktan sonra kendisinin önceden tanıdığı ..., ..., ..., ... ve ... adlı şahısların müvekkil şirketlerde istihdamını sağladığını, bu kişilerin müvekkili şirketlerde kilit görevlerde çalıştığını, ancak 2018 yılı başından itibaren birbiri ardına müvekkili şirketlerdeki görevlerinden ayrılarak davalı şirketlerde işe başladıklarını, davalı ... Motor San. ve Tic. A.Ş.'nin (... A.Ş.) ürettiği motorların savunma sanayinin talebini karşılamadığını, diğer davalı ... Teknoloji Geliştirme ve Mühendislik A.Ş.'nin (... Teknoloji A.Ş) henüz yeni kurulmuş bir şirket olup müvekkili şirketler ile aynı pazarı paylaştığını, davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, davalı ...'in de, müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra ... Teknoloji A.Ş'nin %18 hisse ile ortağı olduğunu, ... A.Ş.'nin müvekkili şirketin ürünleri olan ... ve oluksuz ... motor üretimine yönelik bir birikimi bulunmadığı halde, davalı ... ve onu takiben müvekkil şirketlerden ayrılan personelin müvekkil şirketlerden kopardığı teknik çizimler dahil tüm iş ürünleri sayesinde müvekkil şirketlerin müşterilerine, maliyet altında teklifler sunabilmeye başladığını, davalı ...'in 28.02.2018 tarihinde ayrıldığını, 10.04.2018 tarihinde davalı ortağı olarak karşılarına çıktığını, işten ayrılan diğer kişilerin, ayrılırken gerçek niyetlerini sakladıklarını, hastalık, özel hayat gibi mazaretler sunduklarını, müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54... . maddelerinde belirtilen haksız eylemleri başta ayırt edemediklerini, sistematik hareket edildiğinin sonradan anlaşıldığını, belirtilen personelin bir kısmının işten ayrılış tarihi itibarı ile log kayıtlarının tutulamaz halde olduğunu, ancak ... ile ...'nun işten ayrılırken şirket bilgisayarından 3000-8000 civarında belgeyi kendi taşınır belleklerine yüklediklerini, bu kişiler hakkındaki cezai takibatın devam ettiğini, bu kişilerin kopyalamaya ilişkin ikrarlarının bulunduğunu, taşınır belleğe aktarılan bilgilerin yüksek ticari sırları ihtiva ettiğini, davalı şirketlerin bahsedilen bu haksız eylemler sebebi ile müvekkili şirketlerin rakibi haline geldiklerini, en az 3 senede gelinebilecek duruma paraziter uygulamalar sebebi ile 3 ayda kavuştuklarını, davalıların, müvekkil şirketlerin kilit pozisyonda istihdam olunan ve müvekkili şirketler hakkında her tür ticari sır, bilgi ve belgeye haiz çalışanlarını ayartmak, bu sırları ifşaya yöneltmek, bu vesile ile ... A.Ş'ye ait teknik çizimler, teknik çözümler dahil her türden iş ürününü haksız surette edinmek ve bu ürünlerden bizatihi faydalanmak yoluyla kendilerine rekabet yarışında normal şartlar altında en erken üç senede edinilebilecek bir avantaj yarattıklarını ileri sürerek davalıların haksız rekabetinin tespitine, men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'in asker ve uçak mühendisi olarak savunma sanayinde geçirdiği ve edindiği tecrübe dikkate alındığında, sahip olduğu bilgi ve tecrübeyi davacı ... A.Ş.'de edinmediğini, bilakis yönetici olarak transfer olduğu ... A.Ş'ye, çalıştığı şirketlere ve kurumlara aktardığını, müvekkilinin çalıştığı şirketlerde işe aldığı personelin bir kısmının davacı şirketlerde istihdam edilenler dahil, müvekkili istifa ettikten sonra da çalışmaya devam ettiklerini, müvekkilinin ayrılması ile davacı şirketlerde çalışmayı bırakan ... ve ... ın idari kadro personeli olduklarını, müvekkilinin davacı şirketlerde çalışmaya başlamasından sonra şirket cirolarının hatırı sayılır şekilde arttığını, müvekkilinin davacı şirketlerden ayrılmasının ailevi sebeplerden kaynakladığını, müvekkili şirketler tarafında da üretilemekte olan ... tipi motorun tüm tasarım ve üretim hakkının ...'a ait olduğunu, davacının da müvekkili gibi ..., ..., ... gibi şirketlerin tedarikçiliğini yaptığını, bu şirketlerden gelen teknik çizimler ve dokümanlar doğrultusunda üretim yapıldığını, bu sebeple, çizimlerin kendilerinden alındığı ve üretildiği iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan aynı yöndeki bilirkişi raporlarına göre davacıların ürettiği motorların kopyalanmadığı, davalı tarafça, davacının malzeme bilgisinin, bunları işleme ve montaj / bütünleme proseslerinin haksız rekabet teşkil edecek şekilde alınmadığı, davalıların davacının ürün gamından istifade edemeyeceği, ürünlerin ... gibi firmaların teknik şartnamesine uygun imal edildiği, davacıların ilgili motorların patent sahibi olmadıkları, fırçasız doğru akım motoru çizimlerinin birebir aynı imal edilmediği, davalıların ilgili motorları üretecek teknik bilgi ve kapasiteye sahip oldukları, davacıların bu yöndeki haksız rekabet iddialarını ispat edemedikleri, ayartıldığı iddia edilen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun, tanık beyanları ve SGK kayıtlarına göre davacı şirketlerde çalışırken işten ayrılarak davalı şirketlerde çalışmaya başladıkları anlaşılmış ise de; ilgililerin çalıştıkları sektörün savunma sanayisi olduğu göz önüne alındığında ülkede çalışabilecekleri şirket sayısının sınırlı olduğu, işten ayrılmaları ve davalı şirketlerde işe başlamaları sürecinde davalıların davacı şirketleri zarara uğratmaya yönelik bir eylemleri olduğunu ispata yarar dosya kapsamında belge bulunmadığı, işten ayrılarak davalı şirketlerde işe başlayan çalışanların davacıların müşteri portföyünü yeni iş yerinde kullandığına dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığı, davacılara ait teknik çizim, tasarım ve motorların kopyalandığı hususunun ispat edilemediği de göz önüne alındığında çalışanların davacılardan ayrılarak davalı şirketlerde çalışmaya başlamasının Anayasa'nın 49. maddesinde güvence altına alınan çalışma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu yönüyle haksız rekabet teşkil etmediği, davacı şirket çalışanlarının davacı şirketlerden ayrılırken davacı şirketin ticari sırlarını ifşa ederek davalı şirketler lehine bir avantaj yarattıklarının ispat edilemediği, davalı ...'in davacı şirket genel müdürlüğünden ayrılmasının ve davalı şirket ortağı olmasının haksız rekabet teşkil etmediği, davacı şirketlerden ayrılan çalışanların müşteri portföy bilgilerini davalılarla paylaştıkları iddiasına ilişkin bir delil bulunmadığı hususları göz önüne alındığında davacı tarafın üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmediği, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların kendilerine ait teknik tasarım, çizim, resim ve motorların kopyalandığını iddia ettiği, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında davacıların ürettiği motorların kopyalanmadığı, davalı tarafça davacının malzeme bilgisi, bunları işleme ve montaj / bütünleme proseslerin haksız rekabet teşkil edecek şekilde alınmadığı, davalılar tarafından davacının ürün gamından istifade edemeyeceği, ürünlerin ... A.Ş. gibi firmaların teknik şartnamesine uygun imal edildiği, davacıların ilgili motorların patent sahibi olmadıkları, fırçasız doğru akım motoru çizimlerinin birebir aynı imal edilmediği, davalıların ilgili motorları üretecek teknik bilgi ve kapasiteye sahip olduklarının tespit edildiği, bilirkişi raporlarında davacıların iddialarının ayrıntılı ve tarafların ürünleri ile karşılaştırmalı olarak incelendiği, denetime elverişli bir şekilde sonuca gidildiği, raporların birbiri ile örtüştüğü, bu yönüyle davacılar vekilinin bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, davacı tarafın, bahsi geçen çizim ve tasarımlarla ilgili herhangi bir fikri hakka dayanmadığı, haksız rekabetin varlığı için davacının emeğinden haksız surette yararlanılması gerektiği, eldeki dosyada davacıların iddialarını doğrulayan, davalı şirketlerin davalı ... ve diğer çalışanların davacı şirketlerde edindiği deneyim ve bilgilerle faaliyet gösterdiğine, davacıların emeğinden haksız bir şekilde yararlanıldığına dair bir delil bulunmadığı, bunun dışında davalıların üretiminin dava dışı firmalar tarafından verilen siparişlere göre gerçekleştirildiği dikkate alındığında davacılara ait teknik tasarım, çizim, resim ve planların kullandığı iddiasının sabit görülmediği, davacılar tarafından haksız rekabete neden olduğu ileri sürülen diğer bir vakıanın çalışanlarının ayartıldığı iddiası olduğu, ayartıldığı iddia edilen kişilerin davalı şirketlerde çalışmaya başladıkları, ancak bu kişilerin işten ayrılmaları ve davalı şirketlerde işe başlamaları sürecinde davalıların davacı şirketleri zarara uğratmaya yönelik bir eylemleri olduğunu ispata yarar dosya kapsamında belge bulunmadığı, davalılarda çalışmaya başlayan bu kişiler tarafından davacıların müşteri portföyünü yeni iş yerinde kullandığına dair bir delil sunulmadığı gibi davacılara ait teknik çizim, tasarım ve motorların kopyalandığı hususunun da ispat edilemediği, çalışanların davacılardan ayrılarak davalı şirketlerde çalışmaya başlamaları tek başına haksız rekabet eden bir davranış olmadığı gibi, çalışanların davacılara ait sır niteliğindeki bilgileri hukuka aykırı olarak ele geçirmelerine ve açıklamalarına yöneltildiğine dair de bir delil bulunmadığı, davalıların tedarik fiyatının altında satış yaptığı iddia edilmiş ise de bunun sistematik bir şekilde yapıldığına dair bir iddia ileri sürülmediği, rekabet özgürlüğü çerçevesinde arızi olarak yapılan tek satışın, maliyetin altında dahi olsa haksız rekabet olarak kabul edilmeyeceği, davalıların haksız rekabet eylemlerinde bulundukları ispat edilemediğinden davanın reddi kararında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i, haksız rekabet sonucu elde edilen ürünlerin imhası istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, 12.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.