Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2025/6022 E. 2026/3391 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2024/643 Değişik İş

SUÇ : Mühür bozma

İNCELEME KONUSU

KARAR: İtirazın reddi

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2024 tarihli ve 2024/346 Esas, 2024/342 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen, 27.03.2024 tarihli ve 2024/59973 Soruşturma, 2024/26551 Esas sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulü ile mühür bozma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203/1, 43/1, 62, 53, 58... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250/4. maddeleri uyarınca neticeten 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükme yönelik sanığın itirazının reddine dair merci İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.05.2024 tarihli ve 2024/643 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 06.05.2024'de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2025 tarihli ve 2024/32513 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2025 tarihli ve KYB-2025/144053 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

A. Kanun Yararına Bozma İstemi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2025 tarihli ve KYB-2025/144053 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Dosya kapsamına göre, sanığın yargılamaya konu eylemleri hakkında daha önceden İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15.02.2024 tarihli ve 2024/23975 soruşturma, 2024/13116 esas, 2024/319 sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulü ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince mükerrer açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. 5271 sayılı Kanun'un "Duruşmanın sona ermesi ve hüküm" başlıklı 223. maddesinin yedinci fıkrasında;

"(7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir."

Denilmektedir.

2. 5271 sayılı Kanun’un "Seri muhakeme usulü" başlıklı 250. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin altıncı cümlesi uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 203. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunun seri muhakeme usûlünün uygulanacağı suçlar arasında sayıldığı, 5271 sayılı Kanun’un 250. maddesinin on dördüncü fıkrasının; (Değişik:8/7/2021-7331/22 md.) Dokuzuncu fıkra kapsamında mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii, itirazı üçüncü ve dokuzuncu fıkralardaki şartlar yönünden inceler." şeklinde ve aynı maddenin dokuzuncu fıkrasının ise; "Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır." şeklinde düzenlemeler içerdiği belirlenmiştir.

3. Bu kapsamda incelenen dava dosyası içeriğine göre; sanık hakkında, işletmeciliğini yaptığı iş yerinin ruhsatsız olduğundan bahisle Belediye görevlilerince mühürlenmesine karşın, 26.10.20 23... .12.2023 tarihlerinde yapılan kontrollerde mührün bozularak faaliyete devam edildiğinden bahisle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen, 27.03.2024 tarihli ve 2024/59973 Soruşturma, 2024/26551 Esas sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulü ile mühür bozma suçundan cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik sanığın itirazının, merci İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.05.2024 tarihli ve 2024/643 Değişik İş sayılı kararı ile reddine karar verilmiştir. Buna karşın, sanık hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 15.02.2024 tarihli ve 2024/23975 Soruşturma, 2024/13116 Esas sayılı talepnamenin kabulü ile aynı tarihli eylemlerine ilişkin olarak İstanbul Anadolu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2024 tarihli ve 2024/178 Esas, 2024/179 Karar sayılı kararıyla mühür bozma suçundan cezalandırılmasına ilişkin hükmün, sanığın itirazının reddine dair merci İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2024 tarihli ve 2024/451 Değişik İş sayılı kararıyla kesinleştiği belirlenmiştir.

4. Sanık hakkında aynı fiil nedeniyle önceden verilmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunduğundan, iş bu dosyada mükerrer olarak düzenlenen talepnamenin, 5271 sayılı Kanun'un 250/9. maddesi uyarına işlem yapılmak üzere reddine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulüne yerine reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

II. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.05.2024 tarihli ve 2024/643 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2026 tarihinde karar verildi.

§