"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/120 E., 2016/158 K.
SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, resmi belgede sahtecilik, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbiri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi düşme, kısmi onama
Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin, sanık ... hakkında "özel belgede sahtecilik", "resmi belgede sahtecilik" ve "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık" suçlarından verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararına yönelik beraat kararları verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Resmi Belgede Sahtecilik ve Tacir veya Şirket Yöneticisi Olan ya da Şirket Adına Hareket Eden Kişilerin Ticari Faaliyetleri Sırasında; Kooperatif Yöneticilerinin Kooperatifin Faaliyeti Kapsamında Dolandırıcılık Suçları Yönünden
Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan değerlendirmede; sanığın, katılanlar ..., ... ile şikâyetçi ...'i Noter'e götürmeden, ... . Noterliği tarafından düzenlenen suça konu imza beyannamelerini, bu kişiler adına kendisi imzalamak suretiyle gerçekleştirdiği iddia olunan resmi belgede sahtecilik suçunun, ... . Noterliğinde düzenlenmiş imza beyannamelerinin, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 82. maddesi gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olması nedeniyle eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 204/3 maddesi kapsamında bulunduğu, bu itibarla zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla Tebliğname'nin bu yöndeki görüşüne görüşüne iştirak olunmamıştır.
Her iki suç yönünden yapılan inceleme neticesinde; yapılan yargılamada toplanan deliller gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 32/1. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve sanığın aynı Kanun’un 57/1. maddesi uyarınca yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına dair verilen kararlarda isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Yargılama konusu özel belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı TCK’nın 207/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-(e) hükmü gereği 8 yıllık olağan ve 67/4 maddesi uyarınca 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, zamanaşımını durduran bir nedenin bulunmadığı da gözetildiğinde, suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı süresi nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak DÜŞMESİNE,
19.01.2026 tarihinde karar verildi.