Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2025/5852 E. 2026/908 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/3054 E. 2025/3185 K.

SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

HÜKÜM : Esastan ret

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2025 tarihli ve 2025/ 62 Esas, 2025/391 Karar sayılı kararı ile;

Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının ( L ve son) bentleri, 52/2-4, 53, 58 maddeleri uyarınca 6 yıl hapis ve 1.800.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 29.09.2025 tarihli ve 2025/3054 Esas, 2025/3185 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca eleştirerek esastan reddine, sanığın tahliyesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyizi; sanığın üzerine atılı suçu işlemediği, kararın hakkaniyetli olmadığı, müvekkilinin şöför olarak çalıştığı ve teknik ve internet donanımına sahip olmadığı, mahkeme tarafından yeterli araştırma yapılmadığı, müvekkil aleyhine delil olmadığı, müvekkilinin mağdur edilen üçüncü kişi konumunda olduğu, kabul anlamına gelmemekle birlikte suç vasfının TCK 157. madde kapsamında kaldığı belirtilerek sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Katılanın banka tarafından arandığı izlenimi uyandırmak suretiyle hesabından şüpheli işlemler yapıldığı, sözde bankalara yapılan siber saldırı nedeniyle ... Bankasından 400.000 TL kredi kullanma hakkı olduğunu, bu hakkın siber saldırı yapanlar tarafından ele geçirileceğinden parasının güvence altına alınacağı yalanı ile aldatılması neticesinde katılanın yaptığı işlemler ile hesabından bilgisi dışında para aktarımı yapmasını sağlayan sanığın katılanı bu suretle kandırarak katılanın zararına ve kendi lehine toplamda 7.200 Euro ve 349.325 TL haksız menfaat temin ve tesis etme eyleminin kül halinde "nitelikli dolandırıcılık" suçuna vücut verdiği yönünde tam bir vicdani kanaate ulaşılmakla, paranın gönderildiği hesabın sanığa ait olması, bu hesaptan yine sanığa ait hesaplara paranın gönderilmesi, sanığa ait olan OKX Teknoloji hesabının biyometrik kimlik doğrulama ile açılıyor olması ile tüm dosya kapsamına göre, mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Sanık hakkında yapılan yargılamaya, karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, istinaf talepleri yerinde görülmemiş, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 29.09.2025 tarihli ve 2025/3054 E. 2025/3185 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, TEVDİİNE, 21.01.2026 tarihinde karar verildi.

§