Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2025/5761 E. 2026/27 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/26 E., 2024/827 K.

SUÇ : Dolandırıcılık

İNCELEME KONUSU

KARAR : Mahkûmiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2024/26 Esas, 2024/827 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157/1, 52/2, 53... . maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl hapis ve 8.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaj rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimi serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 06.11.2024 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.11.2025 tarihli ve 2025/16414 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.12.2025 tarihli ve KYB-2025/135895 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

A. Kanun Yararına Bozma İstemi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.12.2025 tarihli ve KYB-2025/135895 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Konuya ilişkin olarak; 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 4. fıkrasında yer alan, "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır." şeklindeki,

Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 29/1. maddesinde yer alan, "Uzlaştırmacı; şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır." şeklindeki,

Anılan Yönetmeliğin 29/3. maddesinde yer alan, "Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir." şeklindeki,

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesinde yer alan, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." şeklindeki,

Anılan Kanun'un 21/1-2. maddesinde yer alan, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." şeklindeki düzenlemeler ile,

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 13.06.2022 tarihli ve 2021/39605 esas, 2022/12385 karar sayılı ilâmında yer alan, "...05.08.2017 tarihli Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 29/1. maddesinde "şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır." şeklinde yer alan düzenleme karşısında; somut olayda, başka bir suçtan hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunan sanık için vasi atama kararı bulunup bulunmadığı araştırılıp, bulunması halinde vasi aracılığıyla uzlaştırma işlemlerinin yürütülmesi gerektiği gözetilmeden uzlaştırma görüşmelerinin doğrudan sanık ile yapılması sonucu düzenlenen uzlaşma raporu esas alınarak yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması..." şeklindeki açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde,

Somut olayda, sanığın ceza infaz kurumunda bulunması sebebiyle kendisine vasi olarak atandığı belirtilen ...'a uzlaştırmacı tarafından telefon ile ulaşılamaması üzerine uzlaştırma bürosu aracılığıyla mernis adresine çıkartılan uzlaşma teklifine ilişkin tebligatın 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre 17.11.2023 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip üç gün içerisinde cevap verilmediğinden ve buna istinaden teklifin reddedilmiş sayıldığından bahisle uzlaşma sağlanamadığına ilişkin 12.12.2023 tarihli rapor düzenlenmiş ise de; öncelikle, sanığın vasisinin bilinen son adresine (vasi atama kararında belirtilen) uzlaşma teklifinde bulunulmasından itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde teklifi reddetmiş sayılacağını içeren ihtarlı tebligat yapılması gerektiği, bu tebligatın bila tebliğ dönmesi durumunda mernis adresine mernis şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılması gerektiği cihetle, uzlaştırma işlemlerinin yeniden yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. 5237 sayılı Kanun’un 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun, suç tarihinden önce 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmıştır.

2. Uzlaştırma işlemlerinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un "Uzlaştırma" başlıklı 253. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır." denilmektedir.

3. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin "Uzlaşma teklifi" başlıklı 29. maddesinin birinci fıkrası;

"Uzlaştırmacı; şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır.

"

Şeklinde düzenlenmiştir.

4. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." ve aynı Kanun'un 21/2. maddesinde; (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/5 md.) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." şeklindedir.

5. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaşma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaşma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesinin gerektiği; böyle bir taleple karşılaşan büronun da öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebligat çıkartması, tebligatın iade edilmesi durumunda da muhatabın MERNİS adresi tespit edilerek MERNİS şerhi ile 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebligat yapılması, MERNİS adresinin bulunmaması halinde ise kendisine daha önce kanunî usûllere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun'un 35. maddesine göre tebliğ işlemi yapılması gerekmektedir.

6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 12.12.2023 tarihli uzlaştırma raporuna göre, uzlaştırma görüşmeleri sırasında başka suçtan Sincan 3 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin, 19.12.2023 tarihli ve 2023/31823 Esas, 2023/3321 Karar sayılı kararı ile kendisine kardeşi ...'ın vasi olarak tayin edildiği belirlenen sanık yönünden, şikâyetçi ...'in edimli olarak uzlaştırma teklifini kabul ettiği hususu da dikkate alınarak, uzlaştırma bürosu tarafından öncelikle vasinin bilinen son adresine tebligat çıkartılması, tebligatın iade edilmesi durumunda da MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılması gerektiği gözetilmeden, vasiye telefonla ulaşılamaması üzerine doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, bu itibarla dosyanın yeniden uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra gerekli işlemler yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

II. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2024/26 Esas, 2024/827 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. Sanık hakkındaki İNFAZIN DURDURULMASINA, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.01.2026 tarihinde karar verildi.

§