Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2025/5707 E. 2026/396 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/2202 E., 2025/3379 K.

SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle ve tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi temyiz isteminin reddi, kısmi temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Sanıklar hakkında Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2018 tarihli ve 2015/20 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında her iki suçtan beraat; sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 204/1, 62/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(d), 62/1, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Anılan kararların katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 13.07.2020 tarihli ve 2018/1939 Esas, 2020/991 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında verilen beraat ve mahkûmiyet hükümlerinin toplanması gereken bazı deliller toplanmaksızın eksik araştırma ile verildiği, kabule göre de; beraat eden sanığın eyleminin hatalı değerlendirme ile sübut bulmadığına hükmedildiği gibi suç vasfının TCK'nın 158/1-d bendinin yanında (h) bendine de temas ettiği gerekçeleriyle bozulduğu belirlenmiştir. Bozma üzerine Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.04.2021 tarihli ve 2020/313 Esas, 2021/211 Karar sayılı kararıyla; sanıklar hakkında ayrı ayrı nitelikli dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 50.000,00 TL adli para cezasına, resmi belgede sahtecilik suçundan ise 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmiştir. Anılan kararların sanıklar müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 14.11.2022 tarihli ve 2022/2594 Esas, 2022/2152 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin önceki bozma ilamında belirtilen hususlar yerine getirilmeksizin verildiği, önceki ilamda belirtilen eksikliklerin ikmalinden sonra hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozulduğu belirlenmiştir. Bozma üzerine Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2023 tarihli ve 2022/797 Esas, 2023/211 Karar sayılı kararıyla; sanıklar hakkında ayrı ayrı nitelikli dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 50.000,00 TL adli para cezasına, resmi belgede sahtecilik suçundan ise 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmiştir. Anılan kararların sanıklar müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 22.04.2024 tarihli ve 2024/610 Esas, 2024/1898 Karar sayılı kararı ile sanıklar müdafiinin istinaf isteminin reddi ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Mezkur kararın da sanıklar müdafiince temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 21.01.2025 tarihli ve 2024/5073 Esas, 2025/1097 Karar sayılı kararı ile Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2018 tarihli ve 2015/20 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararını müteakip verilen kararların hukuka aykırı olduğunun

kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 22.04.2024 tarihli ve 2024/610 Esas, 2024/1898 Karar sayılı kararının bozulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

Yapılan ön inceleme neticesinde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2018 tarihli ve 2015/20 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararıyla;

a. Sanık ... hakkında; resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, sanığın her iki suçtan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-(e) maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine,

b. Sanık ... hakkında;

1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 204/1, 62/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(d), 62/1, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 13.07.2020 tarihli ve 2018/1939 Esas, 2020/991 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekili ve sanık ... müdafiinin istinaf başvuruları üzerine duruşmasız yapılan inceleme ile özetle; eksik inceleme ve suç vasfının 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(d) maddesinin yanı sıra (h) bendine de temas ettiği gerekçeleriyle bozulmasına kesin olarak karar verilmiştir.

3. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 21.01.2025 tarihli ve 2024/5073 Esas, 2025/1097 Karar sayılı kararı ile Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2018 tarihli ve 2015/20 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararını müteakip verilen kararların hukuka aykırı olduğunun kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 22.04.2024 tarihli ve 2024/610 Esas, 2024/1898 Karar sayılı kararının bozulmasına karar verilerek dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nın 304/2-(b) maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 06.10.2025 tarihli ve 2025/2202 Esas, 2025/3379 Karar sayılı kararıyla duruşmalı yapılan inceleme neticesinde sanıklar ... ve ... haklarında;

a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 204/1, 62/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,

b. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(d),(h), 62/1, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri

Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı inceleme ile kurulan hükümlerin gerekçeden yoksun olduğuna, delillerin duruşmada tartışılmadığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, sanık ... yönünden şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, söz konusu senetler üzerinde adı geçen sanığın el yazısının bulunmadığına, her iki sanık yönünden suçların kast unsurunun ve dolandırıcılık suçunda hile unsurunun bulunmadığına, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, sanıklar hakkında beraat kararları verilmesi talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Sanık ... hakkında her iki hüküm yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 21.01.2025 tarihli ve 2024/5073 Esas, 2025/1097 Karar sayılı bozma kararı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 06.10.2025 tarihli ve 2025/2202 Esas, 20215/3379 Karar sayılı kararı ile duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(d) ve (h), 62/1, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 204/1, 62/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen söz konusu kararların 5271 sayılı CMK'nın 307. maddesi gereği temyiz yoluna tabi olduğu anlaşılmakla,

Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

Değerlendirme ve Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 06.10.2025 tarihli ve 2025/2202 Esas, 2025/3379 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1 maddesinin gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/1 maddesi uyarınca Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde karar verildi.

§