"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/4237 Esas, 2025/41 Karar
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf isteminin esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesine, 15.07.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile eklenen fıkra ile ''Avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz.'' ve 30.11.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7343 sayılı Kanun'un 15. Maddesi ile 1136 sayılı Avukatlı Kanunu'na eklenen geçici madde ile "59 uncu maddenin beşinci fıkrası, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on beş gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15/7/2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanır...” şeklindeki düzenlemeler karşısında, somut olayda sanık avukatın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu avukatlık mesleğinin sağladığı güveni kullanarak ve görevi sırasında işlediği kabulüyle mahkûmiyet hükmü kurulması nedeniyle temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 25.02.2026 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 64/1. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2026 tarihinde karar verildi.