Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2025/5449 E. 2026/452 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/2853 E. 2024/2073 K.

SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

HÜKÜMLER : Esastan ret

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Temyizin kapsamına göre; İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2020/262 Esas, 2021/293 Karar sayılı kararı ile; Sanıklar ... ve ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/2, 43/1, 62, 53, 52/2-4, 58 (sanık ... yönünden) maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 50.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

B. İstinaf

Temyizin kapsamına göre; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 23.10.2024 tarihli ve 2021/2853 Esas, 2024/2073 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ... müdafiinin temyizi; sanığın söz konusu suçları işleyebilmesi için ... Mobil Satış Dağıtım Sisteminde değişiklik yapabilme yetkisinin şart olduğunu bu yetki yokken söz konusu iddiaların temelsiz olduğunu, ... sistemi kullanma yetkisinin bilgi işlemde çalışan kişilere ayrıca müdürlere ve şirket sahiplerine ait olduğunu, sanığın böyle bir yetkisi olmadığını, dolayısıyla sistemlerde herhangi bir değişiklik oynama ve ekleme durumu olmayan müvekkilimin şirketi zarara uğrattığından söz edilemeyeceğini, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

Sanık ... müdafiinin temyizi; sanığın banka hesapları celp edilerek incelendiğinde de açıkça görüleceği gibi, bilirkişi raporunda yer alan miktarlarda sanığın hesabında bir hareket söz konusu olmadığını, usulsüz kayıtların tutulduğu iddia edilen sürenin uzunluğu dikkate alındığında sanığın söz konusu programa bir müdahalesi olsaydı, katılanların bu durumu çok önceden fark edebileceklerini, herhangi bir şekilde şirkete ait malları alarak piyasada pazarlaması gibi bir durumu söz konusu olmayan sanığın üzerine atılı suçu sırf bilgisayar kayıtlarında oynama yaparak işlemesinin mümkün olmadığını, oynama yapıldığı iddia edilen programa katılanların da müdahale edebildiklerini, görevi gereği yalnızca bilgi işlem bölümünde hizmet veren, eli herhangi bir şekilde katılanların yetkilisi oldukları şirkete ait mallara değmeyen sanığın atılı suçtan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık ... Açısından Yapılan Değerlendirme: Sanık ...'ün katılanların sahibi oldukları ... Gıda A.Ş. İsimli firmada ... mobil satış dağıtım sisteminin dış bölge sorumlusu olduğu, kendisine bağlı satış temsilcisi olan sanıkların faturasız ve usulsüz olarak yaptıkları satışları ... sistemine faturalı satış gibi gösterdiği, ayrıca günlük ve aylık raporları firma yetkililerine sunduğu excel programı üzerinde satır gizlediği ve yüklü miktardaki tutarları piyasadan alacak gibi gösterdiği, bu işlem mukabili satış temsilcilerinden para aldığı, bu yöntemle katılan şirketi 753.447,56 TL zarara uğratarak atılı zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği sanığın tevilli beyanı, şikâyetçi anlatımları, tanık ifadeleri ve bilirkişi raporlarıyla ve tüm dosya kapsamıyla sabit kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Sanık ... Açısından Yapılan Değerlendirme: Sanık ...'in katılanların sahibi oldukları ... Gıda A.Ş. İsimli şirkette 03/10/2011-05/06/2018 tarihleri arasında satış temsilcisi olarak çalıştığı, yapmış olduğu satışlar sonrasında düzenlemiş olduğu kasa makbuzundaki miktarı ... kapanış sonrası raporuna farklı aktardığı keza nakit olarak yapmış olduğu satışları kredi kartıyla ve vadeli olarak yapmış gibi gösterdiği, bu şekilde katılan şirketi 2017 yılı içerisinde 886.142,55 TL, 2018 yılı için 512.918,51 TL olmak üzere toplamda 1.399.061,06 TL zarara uğratarak atılı zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği sanığın tevilli beyanı, şikâyetçi anlatımları, tanık ifadeleri ve bilirkişi raporlarıyla ve tüm dosya kapsamıyla sabit kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Temyizin kapsamına göre; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 23/10/2024 tarihli ve 2021/2853 Esas, 2024/2073 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Sanıkların üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun, 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 23/10/2024 tarihli ve 2021/2853 Esas, 2024/2073 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde karar verildi.

§