Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2025/5127 E. 2026/366 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/250 E., 2025/573 K.

SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması

HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2025 tarihli ve 2025/250 Esas, 2025/573 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2020/454 Esas, 2022/535 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245/1, 31/2, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik yapılan itirazın reddine dair merci Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/916 Değişik İş sayılı kararının kesin nitelikte olması nedeniyle, Adalet Bakanlığının 03.01.2024 tarihli ve 2023/22431 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2024 tarihli ve KYB-2024/2448 sayılı kanun yararına bozma istemi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 06.02.2025 tarihli ve 2024/311 Esas, 2025/926 Karar sayılı ilâmıyla; "... suça sürüklenen çocuk hakkında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının tespitine yönelik Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapora ilişkin giderin zorunlu kamu masrafı niteliğinde olduğu, söz konusu giderin yargılama gideri olarak suça sürüklenen çocuğa yükletilemeyeceği anlaşılmakla, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür...." denilmek suretiyle merci Ağır Ceza Mahkemesi kararının kanun yararına bozulmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin mahallinde yapılmasına karar verilmiştir.

Dosyanın değerlendirilmesinde; bozma ilamının yargılama giderlerine ilişkin olması, 5271 sayılı Kanun'un 271/2. maddesinin, "İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir." şeklinde düzenlenmesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarihli ve 2012/10-534 Esas, 2013/15 Karar sayılı ilamında yer alan; "...Kanunun 271/2. maddesindeki düzenlemeye göre, merci, itirazı yerinde görürse itirazın kabulüyle birlikte -itiraz konusu- hakkında da karar verecektir. Başka bir anlatımla merci, itirazı kabul ettiğinde, verilmesi ya da kaldırılması gereken bir karar varsa bunu kararı veren mahkemeye bırakmadan kendisi vermeli ya da kaldırmalıdır..." şeklindeki açıklamalar doğrultusunda, kanun yararına bozma üzerine Mahkemece dosyanın itiraz merciine gönderilerek bozma ilamının gereğinin kararı bozulan merci tarafından değerlendirilmesi gerektiği hâlde, duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda yeniden verilen Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2025 tarihli ve 2025/250 Esas, 2025/573 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukukî değerden yoksun bulunduğu ve bu nedenle temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşıldığından, dava dosyanın Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.01.2026 tarihinde karar verildi.

§