"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/242 E. 2015/211 K.
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, katılanlar ..., ... ve ...'nun hükümlerin temyiz edilmesinden sonra öldükleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 243 üncü maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kaldığı ve gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edilmesine rağmen mirasçıları tarafından hükümlerin temyiz edilmediği; katılanlar ..., ..., ..., ... ve ...'ın şikayetlerinden vazgeçtikleri, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz isteğinin incelenmesinde;
UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kayıtlarına göre hükümden sonra katılan ...'ın 23.02.2018, ...'nun 27.08.2022 ve ...'ın 08.12.2024 tarihlerinde öldüklerinin anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi uyarınca katılanların ölmesi nedeniyle katılma hükümsüz kalmış olup katılan ve vekili arasındaki vekalet ilişkisi ölümle son bulduğu, Dairemizin 18.06.2025 tarihli ve 2021/19934 Esas, 2025/7498 Karar sayılı tevdii kararı üzerine gerekçeli karar kendilerine tebliğ edilmesine rağmen katılanların mirasçıları tarafından hükümlerin temyiz edilmediği anlaşılmakla; dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B.Katılanlar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz isteğinin incelenmesinde;
Katılanlar ..., ..., ..., ... ve ...'ın 05.06.2015 tarihli duruşmada sanıklar hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtiklerini bildirmeleri karşısında; 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi gereğince, şikayetten vazgeçme halinde katılma kararının hükümsüz kalacağı ve kararı temyiz etme hak ve yetkisi sona ereceği anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin sanıklar ..., ... ve ... haklarındaki hükümlere yönelik temyiz isteğinin incelenmesinede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden sonucu itibarıyla doğru olan hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
D. Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin sanıklar ... ve ... haklarındaki hükümlere yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
İddia, savunma, katılan anlatımları ve tüm dosya kapsamı ile taşınmazların 26.03.2012 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden 18.04.2012 tarihinde devralınmasından sonra sözleşmeye aykırı şekilde kısa süre içinde 26.04.20 12... .05.2012 tarihlerinde 3. kişilere devredilmesi, yine 02.05.20 12... .05.2012 tarihlerinde Vakıflar Bankası lehine ipotek tesis ettirilmesi, devredilen taşınmazların üzerinde herhangi bir inşaat faaliyetinin bulunmaması ve inşaat projesiyle ilgili ilgili kurum ve kuruluşlara herhangi bir başvurunun da bulunmadığının anlaşılması karşısında, başından beri katılanlara ait taşınmazlara inşaat yapıp, sözleşmede belirtilen daireleri katılanlara devretme iradeleri bulunmadığı, taşınmazları devralıp, 3.kişilere de devrederek haksız menfaat temin ettikleri, kat karşılığı inşaat görüşmelerini yürüten sanık ... ve taşınmazların tapusunu alıp 3. kişilere devreden sanık ...'ın eylem ve fikir birliği içeresinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 158/1-h maddesinde yaptırıma bağlanan "Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık" ve kamu kurumu olan Tapu Müdürlüğünün aracı olarak kullanılması nedeniyle de 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesi kapsamında yer alan "Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu işlediklerinin sabit olduğu hâlde, delillerin takdirinde hataya düşülerek mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 07.01.2026 tarihinde karar verildi.