"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2463 E., 2025/2070 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin, 17.06.2025 tarihli ve 2025/2463 Esas, 2025/2070 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2019/2 Esas, 2022/708 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 204/1, 43/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin, 24.10.2023 tarihli ve 2023/1099 Esas, 2023/1706 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine özetle, eksik inceleme neticesinde beraat kararı verildiğinden bahisle 5271 sayılı CMK'nın 280/1-(e) maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, kesin olarak, karar verilmiştir.
3. İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.03.2025 tarihli ve 2023/811 Esas, 2023/173 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 207/1, 43/1 ve 62/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin, 17.06.2025 tarihli ve 2025/2463 Esas, 2025/2070 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 7499 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/ 12... sayılı CMK'nın 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Bahse konu imzaların kim tarafından atıldığının belli olmadığına, imzaların sanığa ait olduğu hususunda kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, kayıp ilanı ve mahkeme kararı alındıktan sonra sanığın bilgi ve kontrolü altında olmayan defterlerdeki imzalardan sorumlu tutulmasının kanun ve hakkaniyete aykırı olduğuna, bu davanın kovuşturmasında sanık tarafından yapılmış olan herhangi bir kanunsuz davranışın olduğuna ilişkin bir tespitin söz konusu olmadığına, hükmün bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Karar tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde; 5271 sayılı CMK’nın 280/1 maddesinin (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, şöyle ki;
'' e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g- Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi. h- Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine ... karar verilir.'' şeklinde ifade edildiği,
Dosya içeriğine göre, sanık hakkında İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2019/2 Esas, 2022/708 Karar sayılı kararına konu hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-(e) maddesi referans gösterilerek duruşma açılmaksızın, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, akabinde İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin, 17.06.2025 tarihli ve 2025/2463 Esas, 2025/2070 Karar sayılı kararı ile sanık müdafiinin istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği,
Oysa ki yukarıda işaret edildiği üzere 5271 sayılı CMK'nın 280/1 maddesinin (e) ve (f) bentlerinde İlk Derece Mahkemesi kararlarının hangi hâllerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının içeriği dikkate alındığında mezkûr hükümlerde belirtilen bozma nedenlerinden birine ilişkin olmadığı, bu hâli ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararına direnme hakkı bulunmayan İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında yeni bir hüküm kurulduğu dikkate alındığında;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da izah edildiği üzere İlk Derece Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2019/2 Esas, 2022/708 Karar sayılı kararının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı CMK’nın 280/1 maddesinin (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin takdir ve değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda verilen 24.10.2023 tarihli ve 2023/1099 Esas, 2023/1706 Karar sayılı bozma kararı ile akabindeki tüm kararların hukuka aykırı olması karşısında yargılamaya devamla inceleme konusu 17.06.2025 tarihli esastan ret kararının hukuka aykırı olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin, 17.06.2025 tarihli ve 2025/2463 Esas, 2025/2070 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.01.2026 tarihinde karar verildi.