Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2025/4380 E. 2026/647 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/708 Değişik İş

SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek karara yönelik itirazın reddi kararı

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Hükümlü müdafinin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2024 tarihli ve 2022/895 Esas, 2022/915 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2025 tarihli ve 2024/708 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 11.01.2025'te kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 24.09.2025 tarihli ve 2024/36376 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.10.2025 tarihli ve KYB-2025/114858 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

A. Kanun Yararına Bozma İstemi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.10.2025 tarihli ve KYB-2025/114858 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre, müştekinin ... isimli sosyal medya mecrasında gördüğü ilan üzerine iletişime geçtiği ... kullanıcı isimli hesapla iletişime geçtiği ve sanığın hesabına 10.000,00 Türk lirası yolladığı, bu suretle müştekinin dolandırıldığı iddiasıyla açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama neticesinde Mahkemesince, "...sanık ...'ın tanımadığı, gerçek adını soyadını veya adresini bilmediği, kimliğini tespite yarayacak elle tutulur bilgi veremediği, sadece telefon aracılığıyla iletişim kurduğu bir şahsa hiçbir çıkarı olmaksızın hesabını kullandırmasının, makul hayat tecrübesi ve hayatın olağan akışına aykırı bir durum oluşu, sanığın hesaptaki parayı bizzat çektiğine yönelik ikrarı, tüm dosya kapsamındaki savunmasında hesabına gelen parayı hangi yolla öğrendiğine ve hesabından ne kadar para çektiğine ilişkin konulardaki çelişkinin varlığına yönelik olgular bir bütün olarak değerlendirildiğinde..." gerekçesiyle sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de,

Sanığın yargılamanın yenilenmesi talebinde adı geçen Kamyoncu ... lakaplı kişi hakkında ... ilçesinde broşür dağıtıldığına dair basına yansıyan haberlerin var olması, söz konusu broşür içeriğinde somut olayda sanığın savunmasında geçtiği gibi Kamyoncu ... lakaplı şahsın tanımadığı kişilerin hesaplarını kullanma yöntemlerinden bahsedilmesi, sanığın savcılığa Kamyoncu ... lakaplı kişi aleyhine şikayette bulunmuş olması, şikayet sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararın gerekçesinde sanığın hesabının dolandırıcılık suçunda aracı olarak kullanıldığından bahsedilmiş olması, yine ... ilçesinde yaşayan ...'ın benzer suçtan yargılanması ve benzer savunma yapmış olması ile mahkumiyet kararına beraat etmesi gerektiğine dair muhalefet şerhi konmuş olması, suçta kullanılan telefon hattının yabancı bir kişi adına kayıtlı olması hususları bir arada değerlendirildiğinde,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311/1-e maddesinde yer alan “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” şeklindeki düzenleme uyarınca, kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan ve yukarıda bahsedildiği gibi yargılamanın yenilenmesi talebinde belirtilen iddiaların diğer deliller ile birlikte değerlendirildiğinde, 5271 sayılı Kanunu’nun 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra sanığın hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılanmanın yenilenmesi talebinin reddi kararına itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2022 tarihli ve 2022/121113 Soruşturma ve 2022/61179 Esas sayılı iddianamesi ile hükümlü hakkında, "...müştekinin ifadesinde özetle; ...'da ikamet ettiğini, uzun süredir kullanılmayan aracına motor aradığını, 20/04/2022 günü çıkma parçayla ilgili ...'ta ... isimli hesabın yayınlamış olduğu ilanı gördüğünü, ilan sahibine mesaj attığını, ilan sahibinin ... nolu telefon numarasını gönderdiğini, numarayı aradığını ve pazarlık yaptığını, motor, şanzıman, ekran saati ve direksiyon göbeği ile birlikte 22.500 TL'ye anlaştıklarını, şüphelinin kendisine ... adına kayıtlı iban gönderdiğini ve bu ibana kapora yatırmasını istediğini, ayrıca şüphelinin ... ...'ten konum atarak yarın gelip parçaları alabileceğini söylediğini, kendisinin de 10.000 TL kapora gönderdiğini, ertesi gün ...'e doğru yola çıktığını, Simav'a vardığında şüphelinin kalan parayı da istediğini, kendisinin de şüpheliye ...'e yetişmesine az kaldığını paranın kalanını gelince vereceğini söylediğini, sonrasında telefonda tartıştıklarını, konuma geldiğinde hiç kimsenin bulunmadığını ve bu nedenle şikayetçi olduğunu beyanda bulunması üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmaya başlandığı ve müştekinin adresinin ... olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararıyla Başsavcılığımıza gönderilmesi üzerine müsnet suçtan soruşturmaya başlandığı, müştekinin şikayeti üzerine ... Bankasına yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda, müşteki ...'ın .../... şubesi nezdinde bulunan hesabından 20/04/2022 tarihinde ...'a ait 5 ... numaralı hesaba 10.000 TL havale yapıldığı, hesaba gelen paranın .../... Şubesinden nakit olarak çekildiğinin bildirildiği, şüpheli ...'ın talimatla alınan ifadesinde "... Mah. ... Sok. NO:4 sayılı yerde faaliyet gösteren işyerinde tostçu kullanmaktayım. 17-18/04/2022 tarihinde 05...72 numaralı telefonumu rehberimde kayıtlı olmayan ve tanımadığım ... numaralı hattan 40 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim erkek bir kişi aradı ve kendisini ...'dan Kamyoncu ... olarak tanıttı ve beni tanıdığını söyledi. O an için şahsı tanıyamadım ki hala tanımamaktayım. Bana Antalya ilinde olduğunu, eşinin ...'daki evlerinin taksitini ödemek zorunda olduğunu ancak eşinin banka hesabının bulunmadığını, bana ait banka hesabına para göndermek istediğini ve bu göndermiş olduğu parayı eşinin gelip alacağını söyledi. Bu sebeple benden hesap numarası istedi. Bende yardımcı olmak adına ... Bank nezdindeki adıma kayıtlı olan TR ... Iban numaramı bu şahsa verdim. Bu hesabıma 17.775 TL para geldi. Bu durumu bankanın cep telefonuma göndermiş olduğu 3 adet mesaj ile anladım. Gidip bu parayı bankadan çektim. Ertesi gün beni ... numaralı telefonu kallanan bayan aradı. Eşinin para göndereceğini söyledi. Bende gönderdi ... ... Bankasının yanında bulunan işyerimi tarif ederek gelip alabileceğini söyledim. Tahmini 40 yaşlarında olan eşarplı, siyah pantolon ve beyaz gömleği bulunan kadın geldi. Ben kendisine 17.775 TL parayı verdim. Kadın gitti. Ertesi gün yine kullanmış olduğum numarayı tanımadığım bir numara ve şahıs aradı. Dolandırıldığını ve dolandırdığı parayı benim hesabıma gönderdiğini söyledi. Ben hemen hesaplarımı kontrol ettim. 5 farklı hesap ve kişiden para gönderildiğini anladım. Hemen beni Kamyoncu ... olarak tanıtan kişiye ait numara ile parayı almak için gelen bayana ait olan numaraları aradım. Ancak ulaşamadım. Çevremden de böyle dolandırıcılık olaylarının olduğunu duymam üzerine işin çekildiğimi anladım. Bu sebeple şikayet dilekçesi verdim. Parayı vermiş olduğum yerde kamera görüntüsü aradım ancak kamera görüntüsü bulamadım. Beni kandırarak hesabıma para gönderten ... numaralı telefonu kullanan ve ismini Kamyoncu ... olarak beyan eden şahıs ile parayı almaya gelen ... numaralı telefonu kullanan bayan şahıslardan davacı ve şikayetçiyim" şeklinde beyanda bulunduğu, şüpheli ...'ın ifadesinde belirttiği ... ... ... numaralı hattın UYAP sorgulamasında yabancı uyruklu şahıslar adına kayıtlı olduğunun tespit edildiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, şüphelinin bilişim sistemlerinin sağladığı kolaylıktan istifade ederek gerçekte elinde var olmayan araç motorunu internet sitesinde satışa sunduğu, müştekiden ürün bedelini belirtilen hesaplarına para göndermelerini sağlayarak müştekinin zararına kendisine yarar sağlamak suretiyle üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği, şüphelinin savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olup kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, UYAP taraf olduğu dosyaların sorgulamasında hakkında benzer suçlardan çok sayıda soruşturma evrakı bulunduğu..." iddiasıyla nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2022 tarihli ve 2022/895 Esas, 2022/915 Karar sayılı kararında yer alan "...katılan beyanı, beyanı destekler nitelikte katılanın banka hesabından sanığın hesabına para havalesini gösteren dekont örneği, tanık beyanı, sanıkla katılanın alışverişe ilişkin konuşmalarını içeren mesajlaşma görüntüleri ve katılanın sanıkla iletişime geçtiği GSM hattının yabancı uyruklu şahsa ait olduğuna ilişkin UYAP sorgusu, katılanın para gönderdiği banka hesabının sanık ...'a ait olduğuna ilişkin Halkbank'ın müzekkere cevabı, hesaba gelen paranın kısa süre içinde çekilmesi, sanık ...'ın tanımadığı, gerçek adını soyadını veya adresini bilmediği, kimliğini tespite yarayacak elle tutulur bilgi veremediği, sadece telefon aracılığıyla iletişim kurduğu bir şahsa hiçbir çıkarı olmaksızın hesabını kullandırmasının, makul hayat tecrübesi ve hayatın olağan akışına aykırı bir durum oluşu, sanığın hesaptaki parayı bizzat çektiğine yönelik ikrarı, tüm dosya kapsamındaki savunmasında hesabına gelen parayı hangi yolla öğrendiğine ve hesabından ne kadar para çektiğine ilişkin konulardaki çelişkinin varlığına yönelik olgular bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiş, somut delillerle desteklenen katılan beyanına üstünlük tanınmış ve sanık ...'ın üzerine atılı bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olmakla eylemine uyan TCK'nın 158/1-f-son madde uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ve aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklindeki gerekçeyle hükümlü hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f-son, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl 2 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş; bu kararın hükümlü müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 26.03.2024 tarihli ve 2023/40 Esas, 2024/735 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararıyla kesinleştiği belirlenmiştir.

3. Hükümlü müdafileri tarafından 05.12.20 24... .12.2024 tarihli dilekçeler ile özetle, "...kovuşturma aşamasında katılanın zararı giderildiği halde hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. Maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığının, hükümlünün savunmasında belirttiği Kamyoncu ... ismiyle arayan bir kişinin vatandaşların hesaplarını dolandırıcılık suçunda kullandığına yönelik emniyet tarafından broşür dağıtıldığına dair basında haberlerin çıktığının, hükümlünün bu kişi ile ilgili olarak şikâyetçi olduğunun, yine ... ilçesinde yaşayan ... isimli kişinin de benzer suçtan yargılanırken aynı şekilde savunma yaptığının..." bildirilmesi suretiyle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuştur. ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2024 tarihli ve 2022/895 Esas, 2022/915 Karar sayılı ek kararı ile "yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığından" bahisle talebin reddine karar verilmiş; hükümlü müdafinin bu karara yönelik itirazı da, merci ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2025 tarihli ve 2024/708 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir.

4. 5271 sayılı Kanun'un "Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311/1-e. maddesi;

"(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:

...

e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa."

Şeklindedir.

5. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.05.2023 tarihli ve 2022/11-574 Esas, 2023/272 Karar sayılı ilamında; "...yargılamanın yenilenmesini; kanunda sınırlı şekilde sayılan yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin en az birisine dayalı olarak kesinleşmiş bir hükümde adli hata bulunduğu iddiasıyla kural olarak hükmü veren mahkemeye başvurulmasıyla başlayan, hükmü veren hâkimin katılımı olmaksızın, mahkemece başvurunun şekil ve esas açısından kabulüne karar verilmesi hâlinde devam edilerek hükme konu sanık ve fiil hakkında yeniden kovuşturma yapılmasına imkân sağlayan, olağanüstü bir kanun yolu olarak tanımlamak mümkündür. Yargılanın yenilenmesi, mutlaka istek üzerine yapılabilecek, davasız yargılama olmaz ilkesinin doğal sonucu olarak mahkemece re'sen yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmesi mümkün olmayacaktır. Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü de yargılamanın yenilenmesine engel teşkil etmeyecektir. Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulmasına ilişkin yenileme nedeni CMK'nın 311. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenmiştir. Delil ve olayların, yargılanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için yeni olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın yeni olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da yeni sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de yeni sayılmaktadır. Daha önceden mahkemeye bildirilen ancak mahkeme tarafından değerlendirilerek inandırıcı bulunmadığı için dikkate alınmayan delil ve olgular yeni değildir. Buradaki yenilikten anlaşılması gereken taraf bakımından değil, mahkeme bakımından olay ya da delilin yeni olmasıdır. Mahkemece bilinmeyen, incelenmeyen, yargılama konusu yapılmayan ve bu nedenle değerlendirilmeyen deliller yeni delil veya olay kapsamındadır. Yenilik açısından önemli olan delil vasfına sahip olacak biçimde içerikteki yeniliktir. Bu nedenle hükümlünün bildiği veya bilmesi gereken bir olay veya delil, mahkemece bilinmiyorsa veya öğrenilmekle birlikte değerlendirilmemişse yargılanın yenilenmesi nedeni olabilecektir. Yeni olay ya da delilin yargılamanın yenilenmesi sebebi olması için aynı zamanda önemli de olması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile yeni deliller ve olaylar ortaya konulduklarında tek başlarına ya da önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmalıdır. Yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olup olmadığı konusunda şekil şartının yerine getirilmesi yeterli olmayıp ikame olunan olay ve delillerin önceden ileri sürülmeyen ve tamamen yeni nitelik taşıyan yapıda olması ve tek başına veya diğer deliller ile birlikte incelendiğinde hükümlü lehine değerlendirmeye ve önceki hükmü değiştirmeye mahkemeyi yönlendirecek ciddiyette bulunması gerekmektedir. Bu özelliği taşımayan iddialarla, sırf şekli unsurların yeterliliğinden bahisle yargılamanın yenilenmesinde delil toplamaya ya da bu safha aşılarak duruşmalı incelemeye yönelmek kanun koyucunun amacıyla ve olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesinin yapısıyla uyuşmamaktadır. Diğer bir ifade ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılıcak ciddiyette yeni delil ve olayların ortaya konulması zorunludur. Buna göre, yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen ve hüküm verilirken göz önüne alınan, temyiz aşamasında da Özel Dairece incelenip değerlendirilen bir delile ilişkin olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmak mümkün olmadığı gibi bu tür nedenlere dayalı olarak yapılan taleplerin de kabul edilmemesi gerekmektedir. Bu nedenle, gerek ilk derece yargılamasında gerekse temyiz aşamasında ileri sürülen, yargılama makamlarının bilgi sahibi olduğu, suçun sübutu ve nitelendirmesi bakımından göz önüne alınan, bu şekilde aşamalarda değerlendirilen olay ve delillere dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması durumunda, CMK'nın 318. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mahkemece yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir... " denilmektedir.

6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü müdafilerinin yargılamanın yenilenmesi taleplerinin reddine dair ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2024 tarihli ve 2022/895 Esas, 2022/915 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın, mercii ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2025 tarihli ve 2024/708 Değişik İş sayılı kararı ile reddedilmesini müteakip, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.10.2025 tarihli ve KYB-2025/114858 sayılı tebliğnamesi ile "...Sanığın yargılamanın yenilenmesi talebinde adı geçen Kamyoncu ... lakaplı kişi hakkında ... ilçesinde broşür dağıtıldığına dair basına yansıyan haberlerin var olması, söz konusu broşür içeriğinde somut olayda sanığın savunmasında geçtiği gibi Kamyoncu ... lakaplı şahsın tanımadığı kişilerin hesaplarını kullanma yöntemlerinden bahsedilmesi, sanığın savcılığa Kamyoncu ... lakaplı kişi aleyhine şikayette bulunmuş olması, şikayet sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararın gerekçesinde sanığın hesabının dolandırıcılık suçunda aracı olarak kullanıldığından bahsedilmiş olması, yine ... ilçesinde yaşayan ...'ın benzer suçtan yargılanması ve benzer savunma yapmış olması ile mahkumiyet kararına beraat etmesi gerektiğine dair muhalefet şerhi konmuş olması, suçta kullanılan telefon hattının yabancı bir kişi adına kayıtlı olması hususları bir arada değerlendirildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311/1-e maddesinde yer alan “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” şeklindeki düzenleme uyarınca, kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan ve yukarıda bahsedildiği gibi yargılamanın yenilenmesi talebinde belirtilen iddiaların diğer deliller ile birlikte değerlendirildiğinde, 5271 sayılı Kanunu’nun 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra sanığın hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiğinden..." bahisle itirazın reddine dair merci kararının kanun yararına bozulması talep olunmuş ise de; katılanın zararının kovuşturma aşamasında elden giderildiği yönünde katılan vekili tarafından dosyaya sunulan 05.02.2024 tarihli dilekçe dışında herhangi bir yeni bilgi veya belge bulunmadığı, yargılamanın yenilenmesi talebini konu alan dilekçelerde belirtilen diğer nedenlerin, yargılama sırasında alınan savunmalarda da dile getirilen ve mahkemece kabul edilmeyen hususlara ilişkin olduğu, bu doğrultuda yargılama aşamasında elden yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen, hüküm verilirken göz önüne alınan ve istinaf aşamasında da değerlendirilen olaylara ilişkin olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı, dosya kapsamına ve ileri sürülen hususlara göre 5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinde sınırlı olarak sayılan sebeplerden herhangi birisinin gerçekleşmediği anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.

II. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.01.2026 tarihinde karar verildi.

§