Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2025/3475 E. 2026/3322 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/1422 E. 2025/1856 K.

SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık müdafiinin temyiz isteminin münhasıran vekalet ücretine yönelik olduğu belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın katılan vekili tarafından temyizi sonrasında, Dairemizin 06.01.2025 tarihli kararı ile bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 26.05.2025 tarihli ve 2025/1422 Esas, 2025/1856 Karar sayılı kararı ile duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak sanığın atılı suçtan aynı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Vekilinin Temyiz İstemi

Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Beraat eden sanık lehine hükmolunan vekalet ücretinin düzeltilmesi talebine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Sanığın, babası adına tamamen sahte olarak oluşturulmuş engelli sağlık kurulu raporunu engelli bakım hizmetlerinden faydalanmak için katılan kuruma ibraz ettiği ve böylece resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, her ne kadar Mahkemece, suça konu belgedeki sahteciliğin ilk bakışta anlaşılması nedeniyle aldatma kabiliyetini haiz olmadığı ve bu nedenle atılı suç yasal unsurları itibarıyla oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmiş ise de; uzmanlık raporu ile tüm dosya kapsamına göre ve suça konu engelli sağlık kurulu raporu aslı üzerinde Heyetçe yapılan gözlemde, belgedeki sahteciliğin, Mahkemenin kabulünün aksine, ilk bakışta anlaşılamaması ve bu nedenle aldatıcılık niteliğinin mevcut bulunması karşısında, sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğundan cezalandırılması gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.03.2026 tarihinde karar verildi.

§