Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2025/3267 E. 2026/1077 K.

"İçtihat Metni"

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A

MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI : 2024/4543 Değişik İş

SUÇ : Özel belgede sahtecilik

İNCELEME KONUSU

KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

... Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.05.2024 tarihli ve 2024/25181 Soruşturma, 2024/15978 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 24.05.2024 tarihli ve 2024/4543 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 24.05.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 30.05.2025 tarihli ve 2024/22138 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve KYB-2025/73911 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

A. Kanun Yararına Bozma İstemi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve KYB-2025/73911 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,

Dosya kapsamına göre, müştekinin şüpheli ...'den ev kiraladığını, tahliye taahhütnamesine istinaden hakkında icra takibi başlatıldığını, tahliye taahhütnamesinde tahrifat yapıldığını beyan ederek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, atılı eylem ve işlemlerin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de; öncelikle ... İcra Müdürlüğünün 2024/34391 sayılı dosyasının soruşturma dosya arasına alınarak söz konusu taahhütnameye dayanılarak icra takibi yapılıp yapılmadığının tespiti ile bu belgenin kullanıldığının anlaşılması halinde, belge üzerinde tahrifat yapılıp yapılmadığına ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınması ile şüphelinin de savunması alındıktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.

2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi;

“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.

...“

Şeklinde düzenlenmiştir.

3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.

(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.

...“

Hükümleri yer almaktadır.

4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.

5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.

6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, şüpheliye ait evde kiracı olarak ikamet ettiğinin, aralarında kira bedelinin belirlenmesi hususunda ihtilaf çıkması üzerine, şüphelinin şikâyetçi aleyhine ... İcra Dairesinin 2024/34391 sayılı dosyası kapsamında tahliye talebinde bulunulduğunun, tahliye talebine dayanak olarak gösterilen tahliye taahhütnamesinin üzerinde yer alan ve kira sözleşmesinin imzalandığı tarih ile aynı olan "22.02.2022" şeklindeki tarihin, "22.04.2022" olarak tahrif edilmesi suretiyle özel belgede sahtecilik suçunun işlendiğinin iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; her ne kadar ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "...ceza hukuku ve özel hukuk mahkemelerinde verilen kararların temel olarak birbirlerini bağlamadıkları kabul edilse de "hukuka aykırılık" durumunun her bir hukuk alanı yönünden bağlayıcı bir tespit olduğu, taraflar arasında icra takibinde delil olarak sunulan ve tarih kısmının değiştirildiği belirtilen tahliye taahhütnamesinin gerçeğe aykırı şekilde doldurulduğunun veya değiştirildiğinin ancak ona eşdeğer nitelikte bir belge ile ispatı halinde hukuka aykırılık değerlendirilmesi yapılabileceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın emsal mahiyetinde belirtilen Yargıtay ilamında da belirtilen şekilde bu iddiayı ortaya atan tarafça iddiayı ispata yarayacak belgeler ibraz edilmesi gerektiği, soyut beyanla herhangi bir tespitin yapılamayacağı, bu suretle şüpheli üzerine atılı Özel Belgede Sahtecilik suçunun işlendiğine dair şüpheli hakkında kamu davası açmaya yönelik somut bir delilin bulunmadığı, şikayete konu eylemin mevcut haliyle hukuki uyuşmazlık mahiyetinde kaldığı..." şeklindeki gerekçeyle 02.05.2024 tarihli ve 2024/25181 Esas, 2024/15978 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şikâyetçi vekilinin dilekçesinde, tahliye taahhütnamesindeki imzanın müvekkiline ait olduğunu, ancak 22.02.2022 olan tarih bölümünün, 22.04.2022 olarak değiştirilip tahrif edildiğinin ve şikâyetçi aleyhine icra takibi sırasında kullanıldığının bildirilmesi karşısında, tahrifat iddiasının her türlü delille ispatlanabileceği anlaşılmakla; şüphelinin ve şikâyetçinin olayla ilgili olarak ayrıntılı şekilde beyanlarına başvurulması, suça konu tahliye taahhütnamesi aslı ilgili icra müdürlüğünden temin edilerek, tarih bölümünde herhangi bir tahrifat yapılıp yapılmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, taraflar arasındaki uyuşmazlıktan kaynaklanan icra/hukuk dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

II. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. ... 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 24.05.2024 tarihli ve 2024/4543 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.02.2026 tarihinde karar verildi.

§