"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2009/291 E. 2014/424 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düşme, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümler yönünden
Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 207. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ... müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
III. Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden
1. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
a.Sanığın katılan bankaya kredi başvurusu sırasında verdiği çalışma belgesinin sahte olduğu, bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın,galericilik yapan diğer sanık ...'dan otomobil aldığı sırada krediye ihtiyacı olduğu, sanık ...'nın sanıktan nüfus cüzdanını alarak ben hallederim dediği, sanığın kredinin çıkması için başka bir eyleminin olmadığı, sanığın dolandırıcılık kastı ile hareket ettiğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
b.Kabule göre de;
5271 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun ile değişik 231/5. maddesi uyarınca, mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir.Dosya kapsamında, dosyaya yansıyan olumsuz kişilik özelliği bulunmayan, katılan bankanın zararını gideren sanık hakkında, özel belgede sahtecilik suçundan verilen hüküm CMK'nın 231. Maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına rağmen şartlar oluştuğu halde bu suçtan CMK'nın 231. Maddesi uygulanmayarak çelişkiye sebebiyet verilmesi,
2.Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ... müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
5237 sayılı TCK'nin 43/1. Maddesinde "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirtildiği, mevcut dosya kapsamına göre de, sanığın, temyiz dışı sanıklar ..., ...,......, ... ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ... için sahte çalışma belgesi düzenleyerek veya düzenlettirerek bu kişilerin katılan bankadan toplam 140.500,00 TL kredi almalarını sağladığı yine katılan bankadan yetkilisi olduğu şirkete ilişkin gerçek dışı bilanço bilgileri ile 123.00 TL kredi kullanarak haksız menfaat elde ettiğinin iddia edildiği olaylarda; sanığın sübut bulan eylemleri nedeniyle aynı mağdura karşı farklı zamanlarda menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle tek nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması gerekirken iki ayrı mahkumiyet hükmü kurularak fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.