"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/6577 E. 2019/8464 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hükmün onanması
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının, sanık ve müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğunun belirtilmesi ve her ne kadar 5271 sayılı Kanun’un 294. maddesi 02.03.2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun’un 22. maddesi ile mülga edilmiş ise de, aynı Kanun’un Geçici 6/1. maddesi uyarınca mülga olmadan önceki kararlar bakımından uygulanmaya devam edeceği, ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında da gerekçeli temyiz başvurusunun 294. maddeye uygun yapılması gerektiğinin belirtildiği gözetildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 294/1. maddesinde, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.'' aynı Kanun'un "Temyiz gerekçesi" başlığını taşıyan 295/1. maddesinde ise; "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir.'' şeklindeki düzenlemeler karşısında; hükümde 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesi uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi gerektiğinin bildirilmediği gibi bu hususun meşruhatlı tebligat ile de ihtar edilmediği,
sanık avukatı ile aynı ismi taşıyan Av. ...'ın, 25.12.2020 tarihli dilekçesi ile kendisinin İstanbul barosuna kayıtlı avukat olduğunu, isim benzerliği nedeniyle UYAP'ta kendi adına kayıt yapıldığını, kendisinin sanık ...'in avukatı olmadığını, doğru kişiye gerekçeli karar tebliğ edilmediğinden bu durumun düzeltilmesi ile UYAP kaydının silinmesini talep ettiği, buna rağmen tebliğnamenin de yanlış olarak sanık müdafii ile aynı ismi taşıyan Av. ...'a tebliğ edildiği anlaşılmakla, sanık ...'e ve gerçekte sanığın müdafii olan Av. ...'ın belirlenerek yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda usulüne uygun şekilde ''5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi halinde temyiz talebinin incelenebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz talebinin reddedileceği'' hususlarını içeren meşruhatlı tebligat ile gerekçeli karar ve tebliğnamenin de tebliğ edilmesi, temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verilmesi halinde ise bu hususta ek tebliğname düzenlenmesi için dosyanın iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle 25.03.2026 tarihinde karar verildi.