"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/5102 E., 2024/470 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2019 tarihli ve 2018/81 Esas, 2019/114 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında katılan kuruma karşı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 28.10.2020 tarihli ve 2019/1786 Esas, 2020/1828 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile kamu kurum ve kuruşlarının zararına dolandırıcılık suçundan sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158/1-e, 39, 43, 62, 52... . maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 87.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 21.09.2023 tarihli ve 2022/... E., 2023/... K. sayılı kararı ile sanık ...'in yüklenen "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunun işlenmesine 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca asli fail olarak iştirak ettiği gözetilmeden, yardım eden sıfatıyla katıldığının kabulü ile aynı Kanun'un 39. maddesi uyarınca indirim yapılması," gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 07.02.2024 tarihli ve 2023/5102 E., 2024/470 K. Sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37/1. maddesi delaletiyle 158/1-e, 43, 62, 52... . maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 175.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Hükümden sonra, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.03.2024 tarih ve 25524 sayı ile; "...Sanıkların atılı suçları işlediklerine dair, mahkûmiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğu," görüşüyle itiraz yoluna başvurulduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 11. Ceza Dairesince 09.07.2024 tarih ve 2143-9332 Esas ve Karar sayılı kararı ile itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
6. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 01.10.2025 tarihli ve 2024/11-483 Esas, 2025/378 Karar sayılı kararı ile "1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 21.09.2023 tarihli ve ...-... sayılı sanıklar ... ... ... ve ... ... ...'a isnat edilen nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik ile sanıklar ..., ... ... ve ... ...'e isnat edilen resmî belgede sahtecilik suçlarına dair onama; sanık ...'e isnat edilen nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin bozma kararlarının KALDIRILMASINA, 3- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 28.10.2020 tarihli ve 1786-1828 sayılı sanıklar ..., ... ... ... ve ... ... ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçları ile sanıklar ... ... ve ... ... hakkında resmî belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin, sanıkların beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA," karar verildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, bağlayıcı olan 01.10.2025 tarihli ve 2024/11-483 Esas, 2025/378 Karar sayılı kararında belirtilen "Sanıkların tüm aşamalarda isnat edilen suçlamaları kabul etmemeleri, inceleme dışı sanıklar ile tanıkların; talasemi hastası olduklarını, bebekliklerinden itibaren takip ve tedavilerinin yapıldığı ... Hastanesi Çocuk Hematoloji bölümüne on sekiz yaşını doldurduktan sonra kabul edilmemeleri nedeniyle tedavilerinin aksamaması için ilaçlarını ... Hastanesinde dâhiliye doktoru olan sanık ...'e yazdırdıklarını ve ... ... Eczanesi ile ... ... Eczanesinden temin ettiklerini ve ilaçları doktorların belirlediği dozlarda kullandıklarını belirtmeleri, suça konu edilen reçetelerde yazılı ilaçların talasemi hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçlar olması, 06.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi katılan Kurumca çıkarılan Sağlık Uygulama Tebliği'ne göre, hematoloji uzmanına ulaşma güçlüğü bulunması ve hastaların tedavilerinin aksamaması nedenleriyle dâhiliye uzmanı doktorlara da talasemili hastalara usulüne uygun düzenlenmiş heyet raporunun varlığı ön koşuluyla reçete düzenleme yetkisinin verilmesi, sanık ...'in bu yetkisini aşması ve düzenlediği reçetelerin tıbben uygunsuz olması eylemlerinin, reçetelerdeki yazı ve imzalara itiraz edilmemesi ve reçeteler üzerinde herhangi bir tağyir veya tahrifatın da bulunmaması nedenleriyle disiplin cezasını gerektirebileceği, reçetelere, beyana göre hastaların kilolarının yazılmasının isnat edilen suçları işleme kastı ile hareket edildiğini ortaya koyan somut delil niteliği taşımadığı da dikkate alındığında; mahallinde ikame olunan ve tartışılan delillerin, gerekçeli/muhtemel şüphenin tamamen ortadan kaldırılması ve sanıkların müsnet suçları işledikleri yönünde vicdani kanaat oluşması için yeterli olmadığı anlaşılmakla in dubio pro reo/şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatlerine karar verilmesi gerektiği," gerekçeye istinaden sanık ... hakkında bozma üzerine verilen mahkumiyet kararı hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2026 tarihinde karar verildi.