"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/258 E. 2016/128 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, hırsızlık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düşme, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1) Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden kurulan hükmün incelenmesinde;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamış, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden sonuçta 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildiği, yasada belirtilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları oluşmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığı adli emanetin 2012/374 sırasında kayıtlı emanetin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken müsaderesine karar karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından (2) numaralı paragrafta E-) bendindeki "TCK 54. Maddesi uyarınca müsaderesine" ibaresinin çıkarılarak yerine ''dosyada delil olarak saklanmasına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet, sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen " resmi belgede sahtecilik " suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 08.06.2016 tarihinden, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan beraat hükmü yönünden sorgusunun yapıldığı 11.05.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği, bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 04.02.2026 tarihinde karar verildi.