"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/540 Esas, 2022/1226 Karar
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.20 19... /124 esas, 2019/841 Kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının CMK'nın 253, 254, 223/8 maddesi gereğince düşmesine karar verilmiştir.
2. Anılan kararın Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesince istinaf isteminin kabulüyle duruşma açılarak 5271 sayılı Kanun'un 280/2. Maddesi uyarınca hükümlerin kaldırılmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 157/1,168/2, 62, 52 ,53 maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve sanık müdafiinin temyizi beraat kararı verilmesi gerektiğine ve tarafların uzlaşmış olmasının lehe değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1- Hüküm verilmeden önce katılanın sanıkla haricen uzlaştıklarına dair 18.10.2019 tarihli uzlaşma protokolü ve şikâyetinden vazgeçtiğine dair 21.10.2019 tarihli dilekçeyi ibraz etmesi, sanığın da temyizinde bu durumun mahkemece dikkate alınmadığını belirtmesi karşısında; 05.08.2017 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin "Uzlaşma Belgesi" başlıklı 26. Maddesinde yer alan "Kovuşturma evresinde uzlaştırmanın uygulanabileceği hallerde, yapılan uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen hüküm verilinceye kadar sanık ile mağdur, katılan veya suçtan zarar görenin aralarında uzlaşmaları halinde; taraflarca niteliğine uygun düştüğü ölçüde Ek-3'te yer alan Uzlaştırma Raporu Örneği'ne uygun bir uzlaşma belgesi düzenlenir ve mahkemeye sunulursa, hakim bu belgeyi 25. maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarında belirtilen kıstaslara göre inceler ve değerlendirir" şeklindeki düzenleme ve haricen uzlaşmanın sağlandığına dair dilekçe göz ardı edilerek bölge adliye mahkemesince; soruşturma aşamasında, uzlaştırmanın sonuçsuz kalması üzerine kamu davası açıldıktan sonra bir daha uzlaştırma işlemine gidilemeyeceğinden, taraflar arasında zarar giderilerek anlaşma sağlanması halinde sanık lehine etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerektiği gerekçesi ile mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2026 tarihinde karar verildi.