Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2023/143 E. 2026/1192 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/264 E., 2021/2073 K.

SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2019 tarihli ve 2019/83 Esas, 2019/236 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 157/1, 43, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 8320,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurularının kabulüyle duruşma açılmasına ve anılan hükmün 5271 Ceza Muhakemesi Kanun'unun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f, 43/1, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 83.320,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, aleyhe temyiz bulunmadığından cezanın infazının 2 yıl 1 ay hapis ve 8320 tl adli para cezası üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi; suç tarihinde ve öncesinde akıl sağlığının yerinde olmadığı, bu durumu bilenlerin kullandığı, bilgilerini aldıkları, kendimi izah edemediği, TCK 32. maddesini bilmediğinden kendini savunamadığı, ilgili raporu sunduğu kararının bozulmasını talebine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.02.2026 tarihinde karar verildi.

§