"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/919 E., 2018/1346 K.
SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Esastan ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 26.06.2018 tarihli ve 2018/919 Esas, 2018/1346 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
1136 sayılı Avukatlı Kanunu'nun 59. maddesine, 15.07.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile eklenen fıkra ile ''Avukatların, avukatlık veya ... Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2. maddesi uygulanmaz.'' ve 30.11.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7343 sayılı Kanun'un 15. Maddesi ile 1136 sayılı Avukatlı Kanunu'na eklenen geçici madde ile "59 uncu maddenin beşinci fıkrası, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on beş gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların, avukatlık veya ... Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15/7/2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanır...” şeklindeki düzenlemeler karşısında, sanık ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesince nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının temyize tabi olduğu gerekçesi ile temyiz talebinde bulunulmuş ise de; avukat olarak görev yapan sanık ...'in, temyiz dışı sanık ... ile birlikte katılan ...'in bürosuna gidip, ... ilçesi ... semtindeki “...” önünde bulunan L18-A-2C-3B (25L-4C) paftada kayıtlı 5.397,30 m² yüz ölçümdeki taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufunda olduğunu, ... ile ilişkilerinin iyi olduğunu, bu yeri kendilerinin aldığını ama kendilerinin çalıştırmayacaklarını, kiraya vereceklerini, senelik kirasını dahi ödediklerini söyleyip ... bankasından alınmış iki adet dekont ve kiralamayla alakalı olduğunu söylediği bazı belgeler gösterdiği, belgeleri gören katılan ...’ın sanıklara inandığı, bunun üzerine pazarlık sonucu hava parası adı altında sanıklarla anlaşıldığı, sanıklar bu arada acil ödemeleri olduğunu söylediklerinden katılandan nakit para ile çek aldıklarının iddia ve kabul olunması karşısında, sanığın avukat sıfatıyla yaptığı herhangi bir işlemin bulunmadığı, isnat edilen eylemin avukatlık görevinden kaynaklanmadığı gibi bu görevin ifası sırasında da gerçekleşmediği, bu suretle hükmün yukarıda belirtilen düzenlemeler kapsamında temyiz kanun yoluna tabi olmadığı kabul edilerek yapılan incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.01.2026 tarihinde karar verildi.