Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2022/730 E. 2026/3468 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/3180 E., 2020/1919 K.

SUÇ : Dolandırıcılık

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1. İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/10/2019 tarih ve 2019/9 79... /963 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157/1, 62, 52/2-4, 53/1 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 13.320,00 TL adli cezası ile cezalandırılmasın ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi'nin 12/11/2020 tarih, 2019/3180 Esas ve 2020/1919 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, duruşmalı yapılan yargılama neticesinde anılan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1, 43/1, 62, 52/2-4 ve 53 maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyizi; suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, tek tanığın katılanın öğrencisi olup yalan tanıklık yaptığını, katılanın soyut beyanı dışında delil bulunmadığına ilişkindir.

III. GEREKÇE

1. Gerekçeli karar başlığında "09.08.2016" şeklinde hatalı gösterilen suç tarihinin, "02.06.2016 " olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

2. Hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eleştiri nedenleri dışında eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedenleri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 19.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.

§