Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2022/2953 E. 2026/842 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/593 E., 2021/292 K.

SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Çaycuma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2017 tarihli ve 2015/636 Esas, 2017/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı TCK'nin 155/2, 43/1, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis ve 6.240,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Katılan vekili ve sanığın istinaf başvurusunda bulunmaları üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 13.07.2018 tarihli ve 2017/2253 Esas, 2018/899 Karar sayılı kararı ile, sonuç hapis cezasının "2 yıl 1 ay" yerine "1 yıl 13 ay" olarak belirlenmesinin yasaya aykırı olduğu kabul edilerek, hüküm fıkrasındaki "1 yıl 13 ay" ibaresinin çıkartılıp yerine "2 yıl 1 ay" ibaresinin yazılması suretiyle, 5271 sayılı CMK'nin 280/1-a ve 303/1-f maddeleri uyarınca hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

3. Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 19.10.2020 tarihli ve 2020/7126 Esas, 2020/10074 Karar sayılı kararı ile, uzlaştırma işlemlerinin yapılmasından sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Çaycuma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2020/593 Esas, 2021/292 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı TCK'nin 155/2, 43/1, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 6.240,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında aynı katılana karşı işlendiğinden bahisle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılmış ve derdest olan başka davalar bulunduğuna, eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiğine, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği hâlde buna ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmediğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Katılan şirkette satış elemanı olarak çalışan sanığın, gerçekte satış yapmadığı kişiler adına farklı tarihlerde düzenlediği irsaliyeli faturalarla, katılan şirkete ait olup satış için kendisine tevdi ve teslim edilmiş malları satılmış gibi gösterip uhdesinde tutmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinin içeriğine ve UYAP ortamından yapılan incelemeye göre, sanık hakkında aynı katılana karşı işlendiği iddia olunan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan Kdz. Ereğli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/16 Esas, Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/144 Esas ve Devrek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/319 Esas sırasında kayıtlı dava dosyalarının bulunduğunun anlaşılması karşısında, mükerrer yargılamanın önlenmesi ve zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından, söz konusu dava dosyaları ile sanık hakkında benzer nitelikteki eylemleri nedeniyle varsa açılan diğer dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, mümkünse davaların birleştirilmesi, aksi takdirde bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin çıkartılıp dosya arasına alınması, aynı fiiller nedeniyle açılmış dava veya verilmiş hüküm olup olmadığı, farklı fiiller nedeniyle dava açılmasına rağmen aralarında zincirleme suç ilişkisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, kesinleşmiş hükme konu fiillerin zincirleme suç kapsamında kaldığının veya 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirecek nitelikte olduğunun anlaşılması hâlinde ise, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 15.03.2016 tarihli ve 2014/487 Esas, 2016/128 Karar sayılı ilamında gösterilen ilkeler uyarınca, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Çaycuma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2020/593 Esas, 2021/292 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nin 304/4. maddesi uyarınca Çaycuma 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.01.2026 tarihinde karar verildi.

§