"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2009/124 E., 2016/72 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Mahkemece sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında birleşen Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/100 esas sayılı dosyası kapsamında suç örgütü kurma ve örgüte üye olma suçuna konu eylemleri ve sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçuna konu eylemleri nedeniyle, yine sanık ... hakkında birleşen dava dosyası Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/41 esas sayılı dosyası kapsamında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçuna konu eylemleri, ayrıca sanık ... hakkında birleşen dava dosyası Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/220 esas sayılı dosyası kapsamında 3167 sayılı yasaya aykırılık suçuna konu eylemi nedeniyle herhangi bir hüküm kurulmadığı belirlenmekle, bu suçlar yönünden zamanaşımı süreleri de gözetilerek, mahallinde her zaman hüküm kurulmasının mümkün olduğu anlaşılmıştır.
Gerekçeli karar başlığında eksik şekilde gösterilen suç tarihinin ana dava dosyası ve birleşen dava dosyaları kapsamında son çek keşide tarihi olan 25.09.2007 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
A.Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık ... Müdafi, Sanık ... Müdafi, Sanık ..., Sanık ..., Sanık ... ve Cumhuriyet Savcısının Temyizleri Yönünden;
Sanıklara ana dava dosyası ve birleşen dava dosyaları kapsamında yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 25.09.2007 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ... müdafi, sanık ... müdafi, sanık ..., sanık ..., sanık ... ve Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B.Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık ... Müdafii, Sanık ... Müdafii, Sanık ..., Sanık ..., Sanık ... ve Cumhuriyet Savcısının Temyizleri Yönünden;
Sanıkların paravan ... Ambalaj Gıda Metal Sanayi ve Ticaret Şti isimli şirketi kurarak sanık ... ... adına ... ... şubesinden çek hesabı açtıkları ve bu hesaptan verilen çek koçanını sanık ... ... tarafından verilen vekaletnameye istinaden sanık ... tarafından alındığı, yine diğer sanık ... adına basılmış çekleri boş ve dolu olarak açık kimlik ve adresi temin edilemeyen ... adındaki kişi aracılığıyla sanık ...'un bilgisi olduğu halde satın aldıkları, bu şekilde elde edilen çeklerin piyasadan mal satın almakta kullandıkları, sanıkların piyasadan mal satın alma işlemlerinde sahte isim kullandıkları ve bu şekilde katılan ... A.Ş. Şirketi, katılan ... ve şikâyetçi ...'a yapılan ticari alışverişler karşılığında suça konu çekleri verdikleri ve mal aldıkları, katılanlar ve şikâyetçinin bahse konu çekleri bankaya ibrazları üzerine çekteki keşideci imzasının çek yetkilisine ait olmadığı, sahte olduğu, karşılığı olmadığının anlaşıldığı ve ödemelerin yapılmadığı, bu şekilde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle suça konu çekleri sahte imza ve yazılar ile tanzim edip, ettirip kullanarak haksız menfaat edindiği iddia ve kabul olunan somut olayda,
1.Sanık ... ...'nin hüküm tarihinde, davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi içinde ... 1 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu duruşmalara katılım sağlamak istediğine ilişkin 14.05.2015 tarihli talep dilekçesi gözetilmeksizin ve duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan bu hususta resen 09.09.2015 tarihli celsede bağışık tutulmasına ilişkin ara karar alınarak, hükmün tefhim olunduğu oturumda hazır bulundurulması ya da SEGBİS yöntemiyle duruşmaya katılımı sağlanıp, yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda yargılamaya devam edilip karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2. Sanık ...'ın birleşen Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/100 esas sayılı dosyasına konu eylemleri nedeniyle savunmasının tespit edilmediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.03.2014 tarih ve 2013/12-74-2014/140 E-K sayılı ilamı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere; ceza yargılanmasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanıkların savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nin 193. maddesine yanlış anlam verilerek sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti amacıyla,
a)Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporları ile uzmanlık raporlarında bir kısım çeklere ilişkin ve bir kısım sanıklar yönüyle yazı ve imza incelemesi yaptırıldığı, sanık ... ... tarafından verilen vekaletname ile sanık ... tarafından ... ... adına ... ... şubesinden alınan çek karnesinin sanık ...'a teslim edildiğine ilişkin dosya kapsamında yer alan banka yazısı ekindeki çek takip föyü üzerinde bulunan imza üzerinde inceleme yaptırılmadığı anlaşılmakla;suça konu çekler ve çek teslim alma çek takip föyü üzerinde bulunan yazı ve imzaların sanıklara ait olup olmadığı konusunda kriminal laboratuvarlarca imza ve yazı incelemesi hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
b)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, borç hileli davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı nazara alındığında ve birleşen dosya şikâyetçisi ...'ın mahkemece dinlenmediği de gözetilerek; katılanlar ve şikâyetçiler ile katılan ve şikâyetçi şirket yetkililerinin yeniden duruşmalara davet edilerek ayrıntılı beyanlarının alınması ve suça konu çeklerin alınmasına ilişkin ticari alışverişe esas fatura, irsaliye, defter kayıtları ile diğer bilgi ve belgelerin getirtilip incelenmesi, onaylı suretlerinin dosyaya konulması, çeklerin hangi tarihte, hangi ilişkiye istinaden verildiği, sanıklarla yaptıkları alışveriş öncesinde ödemenin çekle yapılıp yapılmayacağı konusunda bir anlaşmanın olup olmadığı, bu kapsamda ileri tarihli düzenlenmiş çek alınıp alınmadığı ile borcun yenilenip yenilenmediği hususlarının katılanlar, şikâyetçi ile sanıklardan sorulmak suretiyle tespiti ile sonucuna göre sanıkların kastı ve hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hükümler kurulması,
c) Ana dava dosyası ile birleşen Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/41 esas sayılı dosyası kapsamında değişik zamanlarda menfaat temin edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinini gözetilmemesi,
d) 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmemesi,
e) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin sanıklar hakkında kurulan hükümlerde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması,
Yasaya aykırı sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ..., sanık ... ve Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun/kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereği sanıkların sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının SAKLI TUTULMASINA,
22.01.2026 tarihinde karar verildi.