"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/6 E., 2021/187 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durum olmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü.
İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılan lehine maddi, manevi tazminat davası açmak ve evinin tapu kaydı üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına yönelik işlemleri yapmak üzere ... Noterliğince düzenlenen 20.10.2010 tarih, ... yevmiye sayılı vekaletname ile katılanın vekilliğini üstlendiği, bu tarihten sonra... Disiplin Kurulu kararıyla 26.11.20 10... .11.2013 tarihleri arasında 3 yıl süre ile avukatlık mesleğinden yasaklandığı ve bu karar 28.10.2010 tarihinde kesinleştiği halde, avukatlık mesleğinden yasaklandığı tarihten sonra 30.12.2010 tarihinde vekalet ücreti ve masraf olarak katılandan 1.300,00 TL para aldığı iddia edilen somut olayda,
Sanığın, işten yasaklı olduğu ve yasaklılığı devam ederken avukatlığa ait hak ve yetkileri kullanamadığı hâlde, katılanın vekilliğini üstlenip, masraf ve vekâlet ücretine mahsuben ücret almasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1 inci maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı, sanığa yüklenen “ dolandırıcılık“ suçunun, Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 17.05.2013 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2026 tarihinde karar verildi.