"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/240 E., 2020/310 K.
SUÇ : Bilişim sitemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, yasal şartları oluşmadığından sanık müdafiinin duruşma talebinin reddi ile gereği düşünüldü;
Sanığın, 14.07.2011 tarihinde, ... isimli internet sitesinden “... ...” adlı oyuna ait doksan günlük oyun şifresini ... kullanıcı adıyla, 56,00 TL karşılığında katılana sattığı, katılanın aldığı şifreyi kullandığında çalıştığının ancak üç gün sonra oyunun pazarlayıcısı ve yöneticisi firma olan “...” şirketiyle görüştüğünde, sanığın kullandığı şifrenin sahte olduğunu öğrendiği, böylece sanığın sahte şifreyi internet sitesinden katılana göndermek suretiyle haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda, sanığın aşamalardaki savunmalarında, söz konusu şifreyi oyun içinde ... isimli kullanıcıdan kendi oyun ürünlerini vererek aldığını, oyunun resmi internet adresinde gerekli kontollerini yaptıktan sonra geçerli olduğunu görünce satmaya karar verip, katılana sattığını belirtmesi ve katılanın da beyanlarında oyunu 3 gün oynadıktan sonra oyuna giremediğini belirtmesi karşısında, sanığın savunmasının aksine suç işleme kastıyla hareket ettiğine dair her türlü kuşkudan uzak delil bulunmadığı halde, beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında bozma öncesi kurulan hükümde sanığın "10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" karar verilerek hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 51. Maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği ve bahse konu hükmün yalnız sanık tarafından temyiz edildiği gözetilmeyerek bozma sonrası yapılan yargılamada daha ağır hüküm tesisi ile 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın ihlali,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.03.2026 tarihinde karar verildi.