"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1006 E., 2020/580 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Edirne 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18.07.2013 gün, 2011/226 E. 2013/197 K sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-e(son), 168/2, 62, 52/2 ve 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231inci maddesi gereği hakkındaki mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Edirne 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25/01/2019 gün ve 2018/328 Esas - 2019/38 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında TCK'nın 158/1-e,168/2,62,52 maddeleri gereğince mahkumiyete ilişkin karar açıklanmıştır.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi'nin 04.03.2020 gün, 2019/1006 E., 2020/580 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun sanığın beraatine şeklinde düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili sanığın gerçeğe aykırı belge düzenleyerek kurumumuzu dolandırma amacı güttüğü bu şekilde üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmü temyize gelmiştir.
III. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oybirliği ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20/01/2026 tarihinde karar verildi.