Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2021/40619 E. 2026/242 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/1502 E., 2020/975 K.

SUÇ : Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2018 tarih ve 2017/454 Esas, 2018/603 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık

suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 158/1.f, 62, 52, 53. Ve 58. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 4080,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca kaldırılmasına ve Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi; ilk derece mahkemesi tarafından gerek soruşturmada gerekse kovuşturma aşamasında toplanması gereken deliller toplanmadan mevcut delillerin mahkumiyet için yeterli olmadığı gerekçesiyle istinaf aşamasında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE

Katılanın internet sitesinde gördüğü gözlük ilanı için bu ürünü pazarlayan kişi ile whatsapp üzerinden mesajlaştığı ürün bedeli olan 2450 TL nin gönderilmesi için konuştuğu kişi tarafından sanığın banka hesabının verildiği, paranın katılan tarafından sanığın hesabına gönderildiği, katılanın parayı göndermesine rağmen ürünün gönderilmediği, sanık adına gelen paranın ATM den bir başka kişi tarafından çekildiği sanığın bu kişi veya kişilerle fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek eylemi gerçekleştirdiği iddia olunan olayda; Sanığın kendisinin kartını kullanarak ATM'den para çeken kişinin ... olduğunu öğrendiğini savunması karşısında tanık sıfatıyla beyanları alınarak ATM'den paraya çeken kişi olup olmadığının, sanığın kartını kullanıp kullanmadığının sorulması, dosya arasında bulunan görüntülerin bu konuda uzman Polis Kriminal Laboratuvarı ya da ... Adli Tıp Bilişim Dairesi Ses ve Görüntü İnceleme Şubesi'ne gönderilmesi, görüntü iyileştirme tekniklerinin kullanılması ile görüntülerdeki şahsın sanık olup olmadığının tespit edilmesi yine sanığın olay tarihinde fiilen kullandığı gsm hatları ile suç tarihi ve saatinde suç yerine yakın baz istasyonunun çekim sahasında görüşme yapılıp yapılmadığı araştırılıp, HTS raporlarının getirtilmesi ayrıca katılanın arandığı ... nolu telefon ile bir görüşme kaydının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, sanığın esas hakkında mütalaadan sonra zararı gidermek istediğini beyan ettiği, sanığın zararı giderme iradesi karşısında; katılanın uğradığı zararın giderilmesi için sanığa makul bir süre ve imkan verilerek, gerekirse Mahkemece ödeme yeri belirlenip suçtan meydana gelen zararı tazmin imkanı tanındıktan sonra, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi yerine, ilk derece mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi halinin sadece delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü bakımından aynı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılması ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi,

hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.01.2026 tarihinde karar verildi.

§