Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2021/40605 E. 2026/782 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/223 E., 2020/728 K.

SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Afyonkarahisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2019 tarihli, 2017/552 Esas, 2019/874 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; bedelsiz senedi kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 156/1, 62, 52/2, 53, 58/6 maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 100.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hükmolunan hapis cezasının 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

B. İstinaf

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 13/07/2020 tarihli, 2020/223 Esas, 2020/728 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, bedelsiz senedi kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a,c) bendleri uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanın temyiz talebi; Senedin düzenlendiği tarihlerde kızının ve kendisinin Afyonkarahisar'da bulunmadığına dair delillerini dosyaya sunduğunu, 2014-2015 yıllarında kızının sanığa ait yurtta kaldığını, buna ilişkin borcunu ödediğini, 2015-2016 yılları için senet imzalamadığını, 2015-2016 yılına ilişkin olarak kızının sanığa yalnızca oda ayırmasını söylediğini ve kapora gönderdiğini, senette belirtilen tarihlerde İstanbul'da olduğunu, senet imzalamadığını, sanığa borcu olmadığını, bedelini ödediği senedi kızı sanıktan almaya gittiğinde sanığın senedi kızına vermediğini, adına usulsüz senet düzenleyen sanığın üzerine atılı suçtan dolayı hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak beraat kararı verilmiş olması nedeniyle beraat hükmünün bozulması talebine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Katılan tarafından sanığa verilen ve bedeli ödenen senedi sanığın icra takibine koymak suretiyle işlediği iddia edilen suçun, katılanın aşamalarda değişmeyen kızının sanığa ait yurtta ilk yıl kaldığına, daha sonra devlet yurdu çıkınca ayrıldığına, bir yıllık borcunu da ödediğine, 2015-2016 yıllarına ilişkin senet imzalamadığına ilişkin istikrarlı beyanları, katılanın kızı ...'nın 2014-2015 öğrenim yılı içerisinde sanığa ait öğrenci yurdunda kaldığına, yurt ücretinin 1 yıl için senette yazılı 3.750 TL olduğuna, babası olan katılanın 3.750 TL bedelli senet imzaladığına, kaldığı süre içerisinde yurt ücretini taksitler halinde tamamen ödediğine, 2015-2016 öğretim yılı için kendisine devlet yurdu çıktığına, çıkmama ihtimaline binaen sanığa ait yurtta kendisine oda ayrılması için 370 TL kaparo gönderdiğine, daha sonra yurt çıkınca sanığın yanına giderek yurt çıktığını orada kalacağını söyleyerek bir yıl önce vermiş olduğu senedi geri istediğine, sanığın senet bedelinin %40'ını ödemesi halinde senedi alabileceğini söylediğine, sanığın daha sonra babası aleyhine irca takibi başlattığına, senedi incelediğinde takibe konu senedin 1 yıl önce babası tarafından imzalanmış olan senet olduğunu gördüğüne ilişkin beyanları ve sunmuş olduğu tahsilat makbuzları, tanık ...'ın "...'da özel öğrenci yurdunda kalıyordu, yurda olan son senedin borcunu da İstanbul'da bulunan atmden yatırdı. Dönem başında, toplam borcu gösteren tek bir senedi almak için yurda birlikte gittik ben dışarıda kaldım ... içeride yurdun sahibi olan ... ile konuştu bir müddet sonra dışarıya çıktığında senedi bana vermiyor dedi. Bunun üzerine ben ve ... yeniden sanığın yanına girdik sanık ... ben senedi verirsem herhangi bir hak talep edemem dedi ve senedi bize vermedi senet olduğumuz yıla ait bir senet değildi geçmiş yıla aitti." şeklindeki beyanları karşısında eylemin sübut bulduğu, sübut bulan üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren bedelsiz senedi kullanma suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 3 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu da gözetildiğinde, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince bedelsiz senedi kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeksizin, sübut bulduğu anlaşılan atılı suçtan duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.01.2026 tarihinde karar verildi.

§