"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1034 E., 2020/832 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanığın, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, 5271 sayılı CMK'nın 237 ve devamı maddeleri uyarınca kamu davasına katılma hakkı bulunacak şekilde suçtan doğrudan zarar gören ... Makina Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin, 04.05.2016 tarihli celsede kamu davasına katılma talebinde bulunduğu hâlde Mahkemece bu konuda bir karar verilmediği, ancak adı geçen Şirket vekilinin, gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü yasal süresinde temyiz ederek katılma iradesi gösterdiği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın kanun yollarına başvurma hakkı başlıklı 260/1. maddesinde yer verilen; “Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.” hükmü karşısında aynı Kanun'un 237/1 maddesi uyarınca ... Makina Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin katılan sıfatıyla kamu davasına kabulüne karar verilmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2015/422 Esas, 2018/490 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(f)-son, 62/1, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 72.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 08.06.2020 tarihli ve 2019/1034 Esas, 2020/832 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-(a) maddesi delâletiyle 303/1-(a) maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-(a) maddesi gereği beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanığın dolandırıcılık kastı ile şirket kurduğuna, karşılıksız çekle alışveriş yapılmasının en baştan beri dolandırıcılık kastı ile hareket edildiğini gösterdiğine, hileli hareketin alışveriş anında sergilendiğine, teslim alınan malların çekin ödeme günü gelmeden piyasa değerinin çok altında elden çıkarıldığına, eksik inceleme ile beraat kararı verildiğine, beraat kararının bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı CMK’nın 280/1-(a) maddesi delâletiyle aynı Kanun'un 303/1-(a) maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı CMK'nın 303/1-(a) maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-(g) maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi;
2. Sanığın, katılan şirketten 48.380,00 TL bedelle 5 adet lift alıp karşılığında katılan Şirket lehine, 48.380,00 TL bedelli, 01.04.2013 tarihli çeki kendi kaşe ve imzasıyla keşide ederek verdiği, sözleşmeye konu malı 07.12.2012 tarihinde teslim aldığı, satın alınan ürünlerin, çekin günü gelmeden 26.03.2013 tarihinde 18.880,00 TL bedelle piyasa fiyatının çok altında bir bedelle satıldığı, çekin günü geldiğinde bankaya ibrazında karşılığının olmadığının anlaşıldığı, katılan şirket tarafından yapılan araştırmada Ahsen Tedarik isimli firmanın iş yerinin kapalı ve terk edilmiş olduğu ve mal varlığına rastlanılmadığının belirlendiği ve zararın giderilmediği iddia olunan olayda,
Dava dosyasında mevcut çek sureti üzerinde bir kısım çeklerin ödendiğine, bir kısım çeklerin ise karşılıksız işlemi gördüğüne dair gayri-resmi ifadelere yer verildiği anlaşılmakla, sanığın, suç tarihini de kapsar şekilde işlem gören çeklerine ilişkin resmi banka kayıtlarının dava dosyasına celbi ile sanığın karşılığı bulunmayan çek keşide etmek suretiyle en başından beri dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken eksik inceleme ile sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-(b) maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2026 tarihinde karar verildi.