"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/345 E., 2021/219 K.
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosyada bulunan 02.04.2014 tarihli araştırma tutanağına göre sanığın suç tarihi itibari ile markette işçi olarak çalıştığı, motosiklet tamirciliği yapmadığı, katılanın arızalı motosikletini tamir etmesi konusunda sanık ile herhangi bir ücret karşılığı olmaksızın anlaşarak 15.09.2012 tarihinde motosikletini sanığa teslim ettiği ancak sanığın kendisine teslim edilen motosikleti katılana iade etmediği ve bu suretle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan olayda, katılanın suça konu motosikleti tamir etmesi için sanığa teslim ettiği, sanığın suç tarihi itibariyle geçimini sağlamak için devamlılık arz eder şekilde motosiklet tamirciliği yapmadığı gibi katılandan motosikletin tamiri için ücret de almadığı, bu nedenle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçuna temas ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen güveni kötüye kullanma suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği 09.12.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
25.03.2026 tarihinde karar verildi.