"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2728 E., 2020/141 K.
SUÇ : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını maksadıyla amacıyla dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/07/2019 tarihli ve 2017/487 Esas, 2019/307 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını maksadıyla amacıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-j-son, 62/1, 52/2, 53 inci maddeleri uyarınca 6 yıl hapis ve 2.655.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin,27/01/2020 tarihli ve 2019/2728 Esas, 2020/141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanık hakkında banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını maksadıyla amacıyla dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası e bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan vekili temyiz isteği; beraat kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1-... bankası ile sanığın yetkilisi ve ortağı olduğu şirket arasında aktedilen ve sanığın şahsi ve yine sanığa ait diğer iki şirketin kefil olarak gösterildiği kredi sözleşmesi ve ek sözleşmedeki katılan ...'a ait kefalete ilişkin imzaların sahte olmasının sözleşmenin gerçerliliği yönünden bir etkisinin olmadığına ilişkin tespitin ilgili bankadan sorularak kefilin imzasının olmamasının bankanın kredi vermesine etkisi olup olmadığının tespit edilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile beraatine karar verilmesi,
2-İlk derece mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince mahkûmiyet hükmü kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan
Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği,Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.01.2026 tarihinde karar verildi.