Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2021/38736 E. 2026/276 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/601 E., 2019/1218 K.

SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2018 tarihli ve 2018/435 Esas, 2018/611 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci madesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52... üncü maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ve 40.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstinaf

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 06.05.2019 tarihli ve 2019/601 Esas, 2019/1218 Karar sayılı kararı ile sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

Sanığın temyiz isteği; katılanın ödemeyi kendisine değil, aracı kuruluşa yaptığına, gerçek bir ticari faaliyet olduğundan farklı mahkemelerden almış olduğu beraat kararlarının olduğuna ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendiren Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Bir yıl içinde işlediği ikiden fazla dolandırıcılık suçundan farklı mahkemelerce verilmiş ve kesinleşmiş mahkumiyet kararlarının bulunması nedeniyle itiyadi suçlu olduğu anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanmaması kazanılmış hak oluşturmayacağından, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiş, mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 06.05.2019 tarihli ve 2019/601 Esas, 2019/1218 kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.01.2026 tarihinde karar verildi.

§