"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/5 E., 2020/192 K.
SUÇ : Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılanlar vekilleri ve sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın, temyiz dışı sanık ... ile katılanın kimlik bilgilerinden yararlanarak nüfus müdürlüğünden kimlik belgesi çıkarttıkları ve bu kimlikle ... Şubesine müracaat ederek tüketici kredi sözleşmesi imzalayarak şikayetçi adına 15.000 TL kredi çektikleri iddia edilen olayda;
1-) 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde düzenlenen "banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık" suçunun mağdurunun banka olduğu, aynı bankanın değişik şubelerine karşı işlenen suçun tek bir mağdura karşı işlendiğinin kabul edileceği, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu; sanığın, adli sicili ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde; farklı mağdurlar adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanları ile ...'ın değişik şubelerinden kredi aldığının tespit edildiği, sanığın Dairemizin aynı gün incelenmekte olan 2021/27646 esas sayılı dosyası ile aynı bankanın farklı bir şubesinden daha sahte kimlik ile kredi çektiği iddiasına ilişkin İstanbul 19.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2019/568 Esas, 2020/179 Karar sayılı dosyasının bulunduğunun ve mahkûmiyetine karar verildiğinin tespit edilmesi karşısında zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından, sanık hakkında Dairemizin 2021/27646 esas sayılı ilamına konu İstanbul 19.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2019/568 Esas, 2020/179 Karar sayılı mahkeme dosyası getirtilerek incelenmesi, yine sanığın adli sicil ve UYAP kayıtlarının yapılan incelemesinde aynı suçlardan açılmış ve kesinleşmiş dava dosyaları ile mahkumiyet ilamlarının bulunması karşısında; mükerrer yargılamanın önlenmesi, teselsül hükümlerinin uygulanabilirliği açısından ilgili dosyaların ve varsa tespit edilebilen benzer nitelikteki dosyalarının da getirtilerek incelenmesi, mümkün olması halinde davaların birleştirilmesi, aksi halde bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesinti olup olmadığının belirlenmesi, sanığın farklı zamanlarda işlediği eylemlerinde suç işleme kararını yenileyip yenilemediği, suç işleme kararını yenilememiş ise zincirleme şekilde işlenmiş dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde de YCGK'nın 15.03.2016 tarihli ve 2014/847 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi gerektiği gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile hüküm kurulması,
2-) Sanığın "banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık" suçunu, nüfus müdürlüğünün maddi varlığı olan ve katılan ... adına düzenlenen ancak üzerinde temyiz dışı sanık ...'e ait fotoğraf bulunan sahte nüfus cüzdanı kullanılarak gerçekleştirdiği, dolayısıyla eyleminin aynı zamanda 5237 sayılı Kanun'un 158/1-d maddesinde düzenlenen "kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması" suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşılmakla aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza süresi ve miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde karar verildi.