Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2021/38579 E. 2026/3471 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/4 E., 2020/1137 K.

SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Bozma sonrası sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun, 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;

Sanığın, olay tarihlerinde bekçi olarak çalıştığı katılanlara ait inşaata 2012 yılı Ağustos ayı sonlarında ramazan bayramından iki gün kadar önce gündüz saatlerinde temyiz dışı sanıklar ... ve ... ile katılanların rızası dışında girip, inşaat içerisinde bir odada muhafaza altına alınmış olan kullanılmamış kabloları, kesilmiş demir ve kablo parçalarını birlikte çaldıkları, temyiz dışı sanık ...'in evine götürdükleri, buraya temyiz dışı sanık ...'u çağırıp bu malzemeleri 140 TL para karşılığında ona sattıkları, temyiz dışı sanık ...'un suç eşyası olduğunu bilerek bu malzemeleri satın aldığı, bir kaç gün sonra 01.09.2012 tarihinde de sanık ...'ın temyiz dışı sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte gece saat 22:00 sıralarında aynı inşaata yine katılanların rızası dışında birlikte gidip aynı odadaki benzer malzemeleri çaldıkları iddia edilen olayda; sanığın, katılanlara ait inşaat firmasında bekçi olarak çalışmadığına, saha kalfası olarak çalıştığına ilişkin beyanı ile katılan ...'in soruşturma evresinde alınan 05.09.2012 tarihli kolluk beyanında ramazan bayramından bir hafta önce işi bıraktıktan sonra inşaat şantiyesinde bu malzemeleri bekleyen bekçi olmadığına ilişkin beyanları karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, iş yerine ait sosyal güvenlik kurumu kayıtlarının dosya arasına getirtilmesi ve suç tarihinde katılanlara ait inşaatta çalışan kişilerin tespiti ile tanık olarak beyanlarına başvurulup sanığın, katılanlara ait inşaat alanında hizmet ilişkisi kapsamında çalışıp çalışmadığının, çalışıyor ise hangi tarihlerde, hangi sıfat ile çalıştığı, görev kapsamının ne olduğunun sorulması ile sanığın suç tarihlerinde katılanlara ait inşaatta bekçi olarak çalışıp çalışmadığının bilgi, belge ve beyanlar ile tespit edilerek; bekçi olarak çalıştığının tespiti halinde eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı aksi takdirde sanığın eyleminin nitelikli hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabule göre de;

1.Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesine ilişkin 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin gözetilmemesi,

2.Lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.

§